"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

AYM Başkanı Arslan, Orwell’dan Alıntı Yaparak Sistemi Eleştirdi
29 Haziran 2021Köklü Değişim Medya

AYM Başkanı Arslan, Orwell’dan Alıntı Yaparak Sistemi Eleştirdi

Köklü Değişim Medya

AYM Başkanı Zühtü Arslan, George Orwell’ın 1984 adlı kitabından alıntı yaparak sistemi eleştirdi. Arslan, “Orwell 1984'te distopik bir dünyanın korkutucu tasvirini yapmıştır. Bugün yaşasaydı, kitabında tasvir ettiği distopik dünyanın kusursuz şekilde gerçekleştiğini, hatta aşıldığını hayretle gözlemlerdi." ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Anayasa Mahkemesi'nde düzenlenen "Mesleki Hayat Bağlamında Özel Hayata Saygı Hakkı" konulu sempozyumda konuştu.

Arslan, "Yargı mensubu aklını kullanmak zorunda olan kişidir. Bu nedenle hakim ve savcılar, sadece akıllarını kullanırlarken cesarete ihtiyaç duyabilirler. Kant’ın belirttiği üzere kendi aklını kullanmaya cesaret edemeyenler, vesayet altında kalmaya mahkumdur. Vesayet altındaki yargısal akıl ise adaleti tesis edemez." dedi.

Arslan konuşmasına şöyle devam etti:

“Unutmayalım ki, fikri ve vicdanı hür olmayandan hâkim olmaz. Aklını ve vicdanını başkalarına kiralayan veya iradesine ipotek konmasına izin veren kişiden hâkim olamaz. Hukuk devletinde, uzaktan kumandalı yargı da, yargıç da düşünülemez.

Hukuk devletinde adaletin yegane adresi mahkemelerdir. Mahkemelerin adalet arayışına cevap veremediği, bağımsız ve tarafsız yargılama ilkelerine uygun bir şekilde uyuşmazlıklara çözüm üretemediği bir yerde hukuk dışı arayışların ortaya çıkması kaçınılmazdır."

Arslan, yazar George Orwell'in 1984 adlı romanına da atıf yaparak "Orwell 1984'te distopik bir dünyanın korkutucu tasvirini yapmıştır. Bugün yaşasaydı, kitabında tasvir ettiği distopik dünyanın kusursuz şekilde gerçekleştiğini, hatta aşıldığını hayretle gözlemlerdi" ifadeleriyle sistemi eleştirdi.

George Orwell, 1984 adlı kitabında zorba ve baskıcı bir yönetim altında, temel hak ve özgürlükleri kısıtlanmış umutsuz bir toplumu betimlemişti. (distopik)

Demokrasinin doğal olarak despotizme dönüştüğü ve bağlı olduğu kapitalist ideoloji ile çoğunluğun, zengin azınlığın tahakkümüne girdiğine bugün dünya şahid oluyor. Özgürlük diye çirkin işler umuma nizam tarafından yayılırken, toplumdaki bozulma ve azınlığın gözünü doyurabilmek için çoğunluğun sefalete mahkum edilmesi ve bu bozuk işleyişten doğan umutsuzluk her yeri kuşatmış durumda. İslam’ın adaleti ve eşsiz nizamı yerine uygulanan bozuk kapitalist nizam yalnız İslami beldelerde değil, tüm dünyada ezilen halklar tarafından protesto ediliyor. Yaygın rüşvet, adam kayırma, yolsuzluk demokrasinin olmazsa olmazı ve tüm dünyada işbaşı yapan hükümetlerin görevi etraflarındaki rant halkasını doyurmak olmuş. Reformlarla göz boyayıp, kendini ayakta tutmaya çalışan batıl nizam, geçici çözümlerin de artık işe yaramadığını kendi ağzıyla itiraf ediyor.