"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Atlantik Diyalogları Konferansında Gündem ‘Demokrasi Krizi’
16 Aralık 2019Şarku’l Avsat

Atlantik Diyalogları Konferansında Gündem ‘Demokrasi Krizi’

Köklü Değişim Medya

8’inci Atlantik Diyalogları Konferansı, Fas merkezli Yeni Güney için Politikalar Merkezi tarafından ‘Kaos Döneminde Güney’ başlığı altında 66 ülkeden 500’ü aşkın katılımcıyla Marakeş’te gerçekleşti.

İki gün süren konferansta katılımcılar görüşlerini demokrasi krizi, enerji sorunları, iklim değişikliği, teknolojideki gelişmeler ve mülteci meselelerinin ele alındığı 4 ayrı oturumda paylaştılar.

Oturumlar enerji, iklim ve teknoloji sorunlarının kalkınma meseleleriyle bağlantılı olduğunu ve ‘demokrasi krizi’ ile ‘mültecilerin trajedileri’ konusunda kafa karışıklığı ve endişenin ne boyuta ulaştığını ortaya koyarken ‘Enerji ve İklim’ konulu oturumda, Afrika'nın mevcut sorunlarla başa çıkma konusunda karşılaştığı güçlüklere odaklanıldı.

Konferans katılımcılarından Senegal merkezli Akon Lighting Africa temsilcisi Thione Niang, Afrika’nın dünyadaki kaynakların yüzde 30’una sahip olduğunu ancak insanların hala evlerini aydınlatma yolları aradığını söyledi. Bu durumun ‘enerji kıtlığı’ konusunda Afrika’da bugün gelinen noktayı gözler önüne serdiğini vurgulayan Niang, “Bugün insanlarımız enerjiye erişemiyor. Fakat ben gençlerimizin Harvard Üniversitesi öğrencilerinin yaptıklarını yapabildiklerini görmek istiyorum. Ekonominin başını çekmek zorundalar. Eğer güneş enerjisine ihtiyacımız varsa önce bunun olmasını sağlamalıyız. Milyonlarca genç, olmayan bir hayalin peşinde koşmak için denizlere açılıyorlar. Bunun önüne geçilmeli” ifadelerini kullandı.

Öte yandan PCNS’den Francis Perrin, Çin’in en büyük karbondioksit kaynağı olduğuna işaret etti. Perrin, Çin’in ardından onu ABD, Avrupa, Hindistan ve Japonya’nın izlediğini sözlerine ekledi. Kanada merkezli Junex Merkezi’nde üst düzey stratejik danışman olan Andre Caille ise, bir an önce kömürle çalışan enerji üreticilerinin durdurulması ve doğalgaza geçiş yapılması gerektiğini, aksi takdirde karbondioksit oranının 2 derece daha artacağını vurguladı.

‘Teknoloji, Refah ve Eşitsizlik’ başlığı altında gerçekleşen ikinci oturumda eski İspanya hükümeti başkan yardımcısı Maria Teresa Fernandez de la Vega, Avrupa’da kadınların bilişime olan katkısının yüzde 24 civarında olduğunu, ancak gelişmekte olan ülkelerde bu oranın UNESCO tarafından yayınlanan bir rapora göre yüzde 11,5 civarında olduğunu söyledi.

Fransa merkezli Socio-Analytic Dialogue’un kurucusu Bruno Boccara ise teknolojinin ve özellikle de sosyal medyanın, narsistik hazza yönelik talebi artırdığını ve böylece insanlar arasındaki ilişkinin bu güdü ekseninde şekillenmeye başladığını söyledi. Boccara ‘teknolojinin bilinmeyen bir adım olduğu ve diğerini gerçek bir sorun olarak göremediği’ fikrine dayanarak içinde bulunulan sürecin ‘zararlı’ olduğuna dikkati çekti.

Öte yandan Addis Ababa Üniversitesi Barış ve Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü Afrika Barış ve Güvenlik Programı Direktörü Michelle Ndiaye, demokrasi krizinin en önemli nedenlerinden birinin popülizmin yükselişi olduğunu ve liberalizmin Afrika dahil dünyanın birçok bölgesinde işe yaramadığı sürece bu yükselişin devam edeceğini söyledi.

Fas’ın eski Dışişleri Bakanı ve Asilah Forumu Genel Sekreteri Muhammed Bin İsa ise şiddetin, insanların kendilerine oy verenler tarafından sömürüldüğünü hissettiğinde ortaya çıktığını söyledi. Ancak asıl sorunun demokrasinin demokratlara yani birlikte yaşama ve hukukun üstünlüğüne saygıyı benimseyen insanlara ihtiyaç duyduğuna işaret eden Bin İsa, ancak fakir ve cahil bir toplumda bunun mümkün olmadığını ve insanların artık kurumlara inanmadığını söyledi.

‘Mülteciler: Koruma ve Göçmenlik’ başlıklı oturumda ise Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Batı ve Orta Afrika Bölge Direktörü Richard Danziger, insan haklarının ve mülteci sisteminin zayıfladığı, bununla birlikte insanların devletin olmadığı bölgelerde hareket ettiği bir dönemin göçmen olmak için hiçte iyi bir zaman olmadığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Afrika’nın Sahel Bölgesi Özel Temsilcisi Angel Losada ise mülteciler için acil olarak müdahale edilmesi gereken trajik bir dönemden geçildiğini ifade etti.

Eski Senegal Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Birame Diop, mültecilerin kendilerini güvende hissetmeleri için, temel insani ihtiyaçlarının yanı sıra eğitim ve sağlık alanlarından da yararlanmalarının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Etiyopya Başbakanı Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Devlet Bakanı Tesfahun Gobezay Kinfie, ülkesinin mültecilerle olan ilişkisine değinirken Mali merkezli Bamako Forum Başkanı Abdoullah Coulibaly Afrika'daki mültecilerin içinde bulunduğu zor koşulları özetleyen bir ifade kullanarak, “Hepimiz birer potansiyel mülteciyiz!” dedi.