loader
SUUDİ PRENS KANLI ELLERİNİ EKONOMİK GÜCÜYLE YIKIYOR

SUUDİ PRENS KANLI ELLERİNİ EKONOMİK GÜCÜYLE YIKIYOR

Köklü Değişim Medya

Türkiye’nin Gazeteci Cemal Kaşıkçı davasını Riyad’a devri sonrası Veliaht Prens Muhammed bin Selman Ankara’ya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayetin azmettiricisi olarak suçladığı ve ABD'nin talimatları gereği Yemenli binlerce Müslümanın kanı elinde olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne, Filistin topraklarını gasp eden ve Müslümanları katleden “İsrail” Cumhurbaşkanı Herzog’u karşıladığı törene benzer bir karşılama düzenledi. 

Son yıllarda gergin süreç izleyen, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu binasında öldürülmesinden sonra gerginliğin daha da arttığı iki ülke ilişkileri, tüm Ortadoğu’da olduğu gibi normalleşme sürecine girdi. ABD’nin Rusya meselesine odaklanmasıyla Arap rejimleri ve Türkiye, gasıp Yahudi varlığıyla “normalleşmek” için sıraya girmişti. Ayrıca Türkiye, Mısır diktatörü Sisi ile de normalleşme sürecini başlatmıştı. Zincirleme gerçekleşen ve dış siyasetteki 180 derecelik bu dönüşlerin, Biden yönetiminin Ortadoğu’da benimsediği üsluptan kaynaklandığı düşünülüyor.

Bilindiği üzere Nisan ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de görülen Kaşıkçı davasının Riyad’a devri sonrası Suudi Arabistan’a gitmiş ve Muhammed bin Selman’la yüz yüze görüşmüştü. Bu adımların ciddi bir kriz içinde olan ve seçim havasına girmiş bulunan Türkiye’nin ekonomisine bazı mali destekler elde etme karşılığı atıldığı da yapılan yorumlar arasında yer alıyor.

Selman, Ortadoğu turu kapsamında önce Mısır’a, ardından Ürdün’e ziyaretlerde bulunduktan sonra Türkiye’ye geldi. Yolsuzluk, Batı’ya ve Yahudi varlığına hizmet etmek için halklarını sefalet içinde yaşamaya mahkum eden bu iki ülke ile de Veliaht Prensin bazı anlaşmalar yaptığı medyaya yansımıştı.

Ziyaretle birlikte Suudi Arabistan’ın ayrıca Türk televizyon dizileri ve Türk Hava Yolları uçuşları dahil Türkiye’ye karşı bir dizi kısıtlamayı kaldırdığı belirtiliyor.

Ortak Metin Yayımlandı

Görüşmeler sonrası iki ülke dışişleri bakanları imzasıyla ortak bir açıklama metni yayımlandı. Açıklamada, iki ülke ilişkilerinde siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanlar da dahil olmak üzere yeni bir dönemin başlaması konusundaki mutabakata varıldığı vurgulandı.

Açıklamada iş birliği yapılacak alanlar olarak tarım, sağlık, bilişim-teknoloji, turizm, sanayi, inşaat ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi başlıklar yer aldı.

Açıklamada “Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu'nun yatırım, ticaret, turizm, kalkınma, sanayi, madencilik, inşaat projeleri, ulaşım-altyapı (müteahhitlik dahil), tarım, gıda güvenliği, sağlık, iletişim-bilgi teknolojisi alanları, medya ve spor alanlarında sunduğu fırsatları vurgulamışlar, Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi'nin çalışmalarını etkinleştirme, ortak ilgi konularında işbirliği ve koordinasyon seviyesini yükseltme ve iki ülke uzmanları arasında tecrübe paylaşımı konuları üzerinde çalışma hususunda mutabakata varmıştır. Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) 13 Ekim 2016 tarihli 5. Bakanlar Toplantısı Ortak Beyanatı’na atıfla, Türkiye-KİK Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin önemine değinmişlerdir” ifadeleri yer aldı.

Enerji hususuna da değinilen açıklamada “Taraflar, enerji alanında özellikle petrol ve rafinerisi, petrokimya, enerji verimliliği, elektrik, yenilenebilir enerji, inovasyon, hidrokarbon kaynakları için temiz teknolojiler, hidrojen de dahil olmak üzere düşük karbonlu yakıtlar alanlarında işbirliği yapma beklentilerini; enerji sektörü ve ilgili tedarik zincirlerinin yerelleştirilmesi ve bu alanlarda ilgili projeler geliştirilmesi hususları üzerinde çalışılması arzusunu ifade etmişlerdir” detayları yer aldı.

Türkiye’den Yatırım Çağrısı

Açıklamada ayrıca Türkiye’nin yeni şirket ve girişimlerle ilgili olarak Suudi Arabistan tarafına yaptığı davete de atıfta bulunularak, “Türk tarafı, Suudi Arabistan girişimcilik ekosisteminde faaliyet gösteren yatırım fonlarını Türkiye’deki startup’lara yatırım yapmaya ve onlarla ortaklıklar kurmaya davet etmiştir” denildi.

TÜBİTAK, TSE ve KOSGEB gibi kurumların da Suudi Arabistan’daki karşı kurumlarla ortak iş birliklerine de değinildi.

Yemen’de yıllardır süren ABD-İngiltere çıkar savaşında Washington’ın talimatlarını yerine getirerek binlerce Müslümanı katleden ve çocukların açlıktan ölümüne neden olan, son olarak hala cesedinin akıbetinin bilinmediği gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı İstanbul’daki konsoloslukta vahşice öldürülmesinde azmettirici konumunda bulunan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, kapitalizmin hüküm sürdüğü dünya düzeni sayesinde elindeki kanı ekonomik gücüyle yıkamış oldu.

Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Donald Trump’ın, Suudi Arabistan Kralı Selman'a, "ABD'nin desteği olmadan iki hafta bile iktidarda kalamazsınız" ifadesi Suudi Arabistan’ın uluslararası siyasetteki konumunu ve Ümmetin kapitalist nizamın dayattığı zorba yöneticilerin elinde esir olduğunu en iyi kanıtlayan söz olarak hafızalarda yerini koruyor.

SON HABERLER