
Kafirlerden Asla Adalet Beklenemez!
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu'nun 16 Ocak 2024 Salı günü gerçekleştirdiği "Gündem Değerlendirme" toplantısında Lahey’de “İsrail’e” karşı açılan soykırım davası ele alındı. Toplantıda ayrıca Gazze işgalinin 100. Günü ile PKK’nın Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği terör saldırısı hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, dünyadaki tüm devletler ve tüm uluslararası kuruluşlar Gazze’de Yahudi varlığı “İsrail” tarafından işlenen soykırımını izlerken, Amerika siyasi gücünü kullanarak “İsrail’i” durduracak tüm mekanizmaları kilitlemişken, irapta mahalli olmayan Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nı harekete geçirebilmesinin düşündürücü ve manidar olduğunu söyledi.
Yıldırım şöyle devam etti: “İlk bakışta göze hoş gelse de, hiç şüphe yok ki Güney Afrika'nın bu adımı ABD ve Batı'nın işbirliğinde atılmış iki yüzlü bir adımdır. Çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor. Yahudi varlığının katliamları dünya halkları nezdinde çok büyük bir infial uyandırdı ve eğer soykırım devam ederse, sürecin kontrol edilemez bir noktaya taşınması riski var. Ayrıca, Aksa Tufanı sonrası yerin dibine batmış olan küresel kapitalist sisteme yeniden itibar kazandırılmaya ihtiyaç var. Amerika ve Batı, bu sebepten dolayı bir teselliye, tabiri caizse bir gaz alma işlemine ihtiyaç duyuyor… Diğer taraftan, İslam ümmetinin zihninde her geçen gün daha da berraklaşan Gazze'nin ancak Müslümanların ordularıyla kurtulacağı, Filistin ve Mescidi Aksa'nın Hilafet ile özgürleşip korunacağı düşüncesi Lahey’deki mahkeme üzerinden ifsat edilmek isteniyor. Ümmetin sorunları, İslam’ın hüküm ve çözümleriyle değil, BM kurumları vasıtasıyla çözülebilir mesajı veriliyor. Böylece İslam ümmeti Gazze’de yaşanan aşağılık zulümleri bir din savaşı olarak görmesin! Böylece Müslüman halklar Güney Afrika’nın arkasında hizalansın ve Lahey’deki tiyatrodan medet umsunlar!”
Güney Afrika’nın soykırım davası açmasına rağmen “İsrail’le” ticari ilişkileri kesmeyi kabul etmediğine dikkat çeken Yıldırım, bunun bir ikiyüzlülük olduğunu, katil Netanyahu’nun bu sebeple Lahey’deki davanın sonuçları ne olursa olsun katliama devam edeceğini söylediğini ifade etti.
“Dünya Raşidi Hilafet’in adil liderliğine muhtaç”
Muhammed Emin Yıldırım, Batı’nın Yahudi varlığının Müslümanlara yaptığı zulümleri bundan önce cezalandırmadığı gibi bundan sonra da cezalandırmayacağını ve İslam ümmetinin çiğnenen hakları hususunda kafirlerden asla adalet beklenmemesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Gazze’de yaşanan vahşet gösterdi ki İslam ümmetinin yaşadığı zulümlerin kaynağı kafir Amerika'nın liderlik ettiği küresel kapitalist sistemin kendisidir. Özgürlük, demokrasi, milliyetçilik, menfaatçilik gibi bozguncu batıl fikirler de bu sistemin sömürü araçlarıdır. Ve dünya bugün adil bir liderliğe, adil bir devlete ihtiyaç duymaktadır. İnsana insan olarak bakan Allah’ın insana verdiği hakları teslim eden insanın canı, malı, dini, ırzı ve şerefi gibi yüksek değerleri koruyup gözeten bir devlete… İnsanlığı küfrün karanlıklarından kurtarıp İslam’ın aydınlığına kavuşturacak bir devlete. Sömürü ve zulüm düzenine son verip adaleti ikame edecek bir devlete. O devlet Raşidi Hilafet’ten başkası değildir. Raşidi Hilafet kurulduğunda ilk iş olarak Gasıp Yahudi varlığını Mübarek Aksa topraklarından söküp atacaktır. O devlet İslam ümmetinin kopan parçalarını birleştirecek, acılarını dindirecek, gönülleri ferahlatacak ve geçmişte olduğu gibi dünyadaki tüm mazlumlar için umut kapısı olacaktır. Allah’ın izniyle, bu sadece zaman meselesidir.”
“Terör yuvası haline gelen ABD ve İngiltere elçilikleri kapatılmalıdır”
Gündem Değerlendirme Toplantısında Gazze’de 100. Gününe giren Yahudi mezalimi ile Kuzey Irak’ta gerçekleşen terör saldırısı hakkında da konuşan Yıldırım, Türkiye’nin 45 yıldır bitirilemeyen terör sorununun arkasında sömürgeci ABD ve İngiltere’nin olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Terör sorunu köklü bir şekilde çözülmek isteniyorsa katliamdan beslenen ABD ve İngiltere’nin terör yuvası haline gelen elçiliklerinin derhal kapatılması gerekir… Maalesef mevcut yöneticiler bu terör devletleri ile kurdukları kirli ilişkiye son vermiyorlar, onların topraklarımızdaki temsilcileri olan elçilerini kovmuyorlar, kovamıyorlar. 45 yıl olmuş, terör on binlerce can almış fakat yöneticiler hala BM’nin 51. Maddesi’ne dayanarak karşı harekât başlattıklarını söylüyorlar. Her terör saldırısından sonra hesap soracağız, intikam alacağız diye nutuk atıyorlar sonra gidip bu terör devletlerinin yöneticileri ile aynı masaya oturup el sıkışıyorlar. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Görünen o ki, bu yöneticilerin derdi halkların güvenliğini sağlamak değil, bu yöneticilerin gayesi halkına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanmak değil aksine Batılı sömürgecilerin menfaatlerini korumak ve onları razı etmektir.”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








