Almanya: “Enflasyon Ayaklanmaya Dönüşebilir”
08 Ağustos 2022

Almanya: “Enflasyon Ayaklanmaya Dönüşebilir”

Köklü Değişim Medya
  • 419

Köklü Değişim Medya

Kapitalizmin lokomotifi ABD’nin tahrikleri sonucunda Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi ile başlayan enerji ve gıda krizi Avrupa’yı da derinden sarsıyor. Avrupa'nın en büyük ekonomisi ve kalabalık ülkesi Almanya, enflasyonun bir halk isyanına dönüşmesinden endişe ediyor.

ABD’nin birinci devlet konumunu koruma ve Çin’i yalnızlaştırma siyaseti çerçevesinde Ukrayna’da başlattığı kaos “gıda ve enerji krizi” olarak yalın olarak zikredilse de aslında bu krizlerin yegane sebebinin dünyaya hükmeden kapitalizm olduğu açıkça görülebiliyor. Krizler dünyada ekonomileri şiddetli bir şekilde etkilerken enflasyona alışkın olmayan Batılı hükümetler halk isyanlarının ortaya çıkmasından endişe ediyor.

Almanya İçişleri: “Enflasyon, Ülkede İç Karışıklığa Neden Olabilir”

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’dan sonra, İçişleri Bakanı Nancy Faeser de enerji fiyatlarının artmasının ve enflasyonun körüklediği yaşam pahalılığının ülkede iç karışıklığa neden olabileceği uyarısında bulundu.

Sonbaharda yeni bir COVID-19 dalgasıyla birlikte fiyat artışlarının çok fazla insanı etkileyeceğini söyleyen Faeser, "Daha önce Corona önlemlerine ve aşı zorunluluğuna karşı düzenlenen gösterilere katılan demokrasi karşıtları ve diğer çeşitli çevrelerin devletimizi sarsma girişimleri tehlikesi var" endişesini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Baerbock, 22 Temmuz’da katıldığı bir toplantıda, Rusya’dan Almanya’ya gaz sevkiyatının durdurulmasının iç siyasete yansıyacağı uyarısında bulunmuştu. Baerbock, daha fazla gaz alınamaması halinde Ukrayna’ya destek sağlanamayacağını söyleyerek, "Çünkü o zaman halk ayaklanmalarıyla uğraşmak zorunda kalacağız" şeklinde büyük yankı bulan bir açıklama yapmıştı. Bu açıklama sonrasında, istihbarat örgütlerinden de, aşırı grupların fiyat pahalılığını ve enerji krizini bahane ederek isyan çıkarabileceği yönünde uyarılar gelmeye devam ediyor.

Sonbahar Aylarına Dikkat Çekiliyor

Thüringen eyaletinde iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Örgütü'nün Başkanı Stephan Kramer, özellikle gaz tedarikinin tümüyle kesilmesi durumunda, Almanya’da sanayinin durma noktasına gelmesi ve işsiz sayısının patlaması tehlikesi olduğunu belirterek, bu durumda isyan tarzında şiddet içeren olaylar çıkabileceğini söyleyerek, "O zaman yaşayacaklarımıza kıyasla Corona protestoları çocuk doğumgünü partisi gibi kalır" sözleriyle endişelerini ifade etti.

Brandenburg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Jörg Müller, "Radikal gruplar zor geçmesi beklenen kış mevsiminde halkta oluşacak hoşnutsuzluğu öfkeye dönüştürmek için hazırlık yapıyor" derken, istihbarat ve güvenlik birimlerinin daha şimdiden önlem almaya başladıklarını bildirdi. Sosyal demokrat SPD’den iç politika sözcüsü Inka Gossmann-Reetz, sonbahar aylarında Almanya’nın büyük protesto eylemlerine hazırlıklı olması gerektiğini söyleyerek, "Aşırılar her an harekete geçmek için inlerinde bekliyorlar" ifadeleriyle durumu özetledi.

İstihbarat kaynaklarının değerlendirmelerinde, 2015 sonrasında Almanya’ya gelen göçmenlere karşı başlayan gösterilerle ortaya çıkan, ardından 2020 ile birlikte gündeme gelen pandemi önlemlerine karşı eylem yapan gruplar bu kez ekonomik krize tepkiyi sokağa taşımayı hedefliyor. Bu eylemleri organize edenler, kendilerini "partiler üstü bir vatandaş hareketi" olarak tanımlarken, tüm demokratik unsurlara açık, radikal sağcı veya solcu oluşumlara ise kapalı olduklarını, aynı zamanda şiddet karşıtı olduklarını da iddia ediyor.

Ancak gözlemler son yıllarda söz konusu eylemlere katılan ve muhtemelen sonbaharda yapılacağından yola çıkan protestolara katılacak olanlar arasında, aşı karşıtları ve Corona virüsü salgınının ciddi olmadığını savunanların yanı sıra, çok sayıda göçmen karşıtı ve aşırı sağcının da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Alman yetkililer de protestocu grupların arasına Neo-Naziler'in sızdığına dair ellerinde veri olduklarını söylüyor. Bağımsız gözlemciler de, eylemlere, sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yanısıra, Reichsbürger (İmparatorluk Yurttaşları) adlı mevcut Almanya’nın vatandaşlığını reddeden aşırı milliyetçi bir grup ve çeşitli militan ırkçı grupların Almanya çapında açık şekilde destek verdiğini belgeliyor. Aşırı sağcıların harekete çok bilinçli bir şekilde sızdığını ve ön plana çıkmadan yönlendirdiğini savunan ülke çapında iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Thomas Haldenwang, bundan kısa bir süre önce, söz konusu hareketin, demokratik hukuk devleti ve kurumları hedeflediğini ve Almanya için büyük bir tehlike haline dönüştüğünü açıklamıştı.