
Yüzümüzü Ümmete Döndük, Sırtımızı Rabbimize Dayadık!
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu'nun 09 Ocak 2024 Salı günü gerçekleştirdiği "Gündem Değerlendirme" toplantısında, İslam düşmanı, ulusalcı, sol, Kemalist cenah ile FETÖ medyasının Hilafet ve Hizb-ut Tahrir’e yönelik saldırıları ele alındı. Toplantıda ayrıca Hizb-ut Tahrir’in Hilafet düşüncesi ve çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Gazze mitinginde yaşanan Kemalist saldırı üzerinden Kelime-i Tevhid bayrağı, Hilafet ve Hizb-ut Tahrir’in hedefe konulduğuna dikkat çekerek, belirli çevreler ve güçler tarafından sürekli yapılan dezenformasyon, iftira ve karalamalar ile Hilafet ve Hizb-ut Tahrir ile ilgili kirli bir provokasyon yürütüldüğünü söyledi.
71 yıllık tarihi olan küresel İslami Parti Hizb-ut Tahrir’in sözlerinde ve faaliyetlerinde Allah’ın dininin dışında bir akideye, bir düşünceye ve bir düzene davet olmadığını söyleyen Kar, “Biz Allah’ın güzel dediğine güzel, kötü dediğine kötü dedik, bundan sonrada bu ölçüden, bu mizandan asla sapmayacağız, eğip bükmeden sözümüzü söylemeye devam edeceğiz. Çünkü Müslüman olmamızın gereği budur.”
Mahmut Kar, Hizb-ut Tahrir’in hedefi ve partiyi ortaya çıkaran vakıa hakkında ise şunları söyledi: “Hizb-ut Tahrir İslâmi hayatı yeniden başlatmayı kendisine şiar edinmiş bir partidir. Ayrıca Hizb-ut Tahrir’in kurulmasını gerektiren vakıa da İslam ümmetinin içinde bulunduğu haldir. Müslümanlar, 20. yüzyılın başında iki büyük sarsıntı geçirdiler. Bunların birincisi Hilafet’in yıkılmasıdır. Hilafet’in yıkılması ile İslam ümmetinin ruhu yok oldu ve Müslümanlar adeta bir ceset haline geldiler. Bu sarsıntı ile bütün varlıklarını kaybettiler, paramparça oldular, küçük devletçiklere bölündüler ve sömürüldüler. İkinci büyük sarsıntı ise Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa topraklarına Yahudilerin işgalci olarak yerleştirilmesidir. İşte buradan hareketle diyoruz ki, Hizb-ut Tahrir, İslâmi hayatı yeniden başlatmak ve yıkılmış olan Hilafeti Râşid-î Hilâfet Devleti olarak yeniden ikame etmek için kurulmuştur. Ve şu kesinkes bilinmelidir ki kurulacak bu devletin ilk işi Filistin topraklarındaki işgalci Yahudi varlığını kökünden söküp atmak, onları o mübarek topraklardan temizlemek olacaktır. İşte bu sebeple, Gazze bütün dünyanın gözü önünden soykırıma uğrarken biz dedik ki Filistin ancak Hilafet ile kurtulur.”
"Müslüman anneler, bebeklerine İngiliz düşmanlığı emzirmelidir!"
Hizb-ut Tahrir’e yönelik merkezinin İngiltere’de olduğu iftirasına sarılarak, partiyi karalamaya ve Müslümanlar nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışanların fikrilerinin Batı merkezli olduğuna vurgu yapan Kar, sözlerini şöyle tamamladı: “İngiltere Hilafet’i kaldıran ve İslam ümmetinin başsız kalmasını, paramparça olmasını sağlayan küfür devletidir. Hizb-ut Tahrir ise Hilafet’i yeniden kurmak için çalışan ve Müslüman anneler bebeklerini İngiliz düşmanlığı ile emzirerek büyütsünler diyen bir partidir. İngiltere Lozan’da Hilafet’in kaldırılması şartı ile Türkiye’ye bağımsızlık veren bir devlettir. Hizb-ut Tahrir İngilizlere göbekten bağlı Cumhuriyet rejiminden ve Amerika’ya bağlı iktidarlardan Müslümanları kurtarmak için çalışan bir partidir. Şimdi söyleyin bakalım kim İngilizci, kim Amerikancı?
Bizim istediğimiz Hilafet "La ilahe illallah" sözünün siyasi karşılığıdır. Bizim istediğimiz Hilafet İngilizlerin bölüp parçaladığı İslam topraklarını yeniden birleştirecektir. Hilafet Müslümanların vahdetini sağlayacak otoritedir, kuvvettir ve devlettir. Ancak bu devlet yeryüzünde Allah’ın emirlerini uygulayabilir. Ancak bu devlet paranın yalnızca zenginlerin arasında dolaşmasına engel olabilir. Bugün insanların emeği faiz lobilerine peşkeş çekiliyor, emekliler, asgari ücretliler açlık sınırının altında bir hayat sürüyor. Bugün Türkiye bütçesinin yüzde 97’si vergilerden oluşuyor. İnsanların vergi yükü altında ezilmemesi için verginin sadece ve sadece ihtiyaç olduğunda zenginlerden alınmasını istiyoruz. İşte bunu sağlayacak devlet Hilafettir. Bu sebeple biz vergi adaletinin sağlanması ve gelir dağılımı adaletsizliğinin ortadan kalkması için hilafet istiyoruz. Çocuklarımızın huzurlu ve güvenli bir toplumda yaşaması için hilafet istiyoruz. İslam’ın yönetim modeli olan Hilafet’te izzet ve güven içinde yaşamak istiyoruz. Birileri bunun hayal olduğunu söylüyor, bizim marjinal azınlık bir grup olduğumuzu söylüyor. Onlara şunu söylüyoruz; kafanızı kaldırın İslam ümmetinin haline bakın, Müslümanların bu bozuk düzenden kurtuluş için nasıl çırpındıklarına bakın. Hizb-ut Tahrir’in Türkiye ve dünyadaki çalışmalarına bakın. Gazze’ye bakın, Filistin’e bakın, Doğu Türkistan’a bakın, Keşmir’e, Myanmar’a bakın. Bütün bu zulüm diyarlarındaki Müslümanları kim kurtaracak?”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.
#YenidenHilafet

Ankara İftarımızda “Ümmet Olma” Çağrısında Bulunduk








