"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Aksa Kapalı, Yöneticiler Kör, Sağır ve Dilsiz
25 Mart 2026Köklü Değişim Medya

Aksa Kapalı, Yöneticiler Kör, Sağır ve Dilsiz

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 24 Mart 2026 Salı günü gerçekleştirdiği Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda, Mescid-i Aksâ’nın 839 yıl sonra ilk defa bayramda ibadete kapatılması ele alındı. Toplantıda ayrıca, 25. gününü geride bırakan ABD-İran savaşının yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Medya Bürosu üyesi Muhammed Emin Yıldırım, ulus-devlet sınırlarına hapsedilen İslam ümmetinin bir kez daha birlikte oruca başlayamadığı ve birlikte bayram yapamadığına dikkat çekerek; ihtilafların sevinçleri gölgelediğini, kan ve gözyaşının İslam coğrafyasını sarıp sarmaladığını ve azgınlaştıkça azgınlaşan gasıp Yahudi varlığı İsrail’in, Gazze’deki işgal ve soykırım politikasının bir uzantısı olarak 839 yıl sonra Mescid-i Aksâ’yı ibadete kapattığı bir bayram yaşandığını ifade etti.

“Tüm dünyada Allah’ın mescitleri Ramazan’ın bereketi ve tekbirlerle şen olurken, kapısına kilit vurulan Mescid-i Aksâ hüzne gark olmuştur. Kâfirlere haddini bildirecek yöneticilerden ve siyasi iradeden yoksun olduğumuz için Allah’ın düşmanları küstahlaştıkça küstahlaştı, cesaretlendikçe cesaretlendi.” ifadelerini kullanan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mescid-i Aksâ’nın kapısı zincirlenmişken İslam beldeleri yöneticilerinin vurdumduymazlığı, onların gerçek yüzünü bir kez daha açığa çıkarmıştır. Bu yöneticilerin Müslümanların kutsallarına karşı nemelazımcı tavırlarına ve kâfirlerle olan işbirlikçi tutumlarına ilk defa bu hadiseyle şahit olmuyoruz. Aksa Tufanı Harekâtı, özellikle yansımaları itibarıyla yöneticilerin gerçek kimliklerinin ve yüzlerinin ne olduğunu zaten ortaya koymuştu.”

Konuşmasının büyük bölümünü, Müslümanların yöneticilerinin vurdumduymaz ve hamaset içerikli tavırlarını eleştirmeye ayıran Yıldırım, şunları kaydetti:

“Ne yapmışlardı bu yöneticiler? İcraattan ve somut adımdan yoksun şekilde hamaset yaptılar, içi boş sözlerle ümmeti oyaladılar, aldattılar. Gazze’ye bir yudum suyu, bir kuru ekmeği ulaştırmaktan aciz kaldılar. Birleşmiş Milletler gibi, gasıp İsrail’in kurucusu ve koruyucusu olan şer kurumlardan medet umdular. Siyonist varlığın işgalinin onaylanması anlamına gelen iki devletli çözümü canhıraş savundular. Sahip oldukları devasa güce ve ordulara rağmen Gazze’ye yardım etmeyerek mücahitleri silah bırakmaya, anlaşma yapmaya mahkûm ettiler. Filistin’in bağrına saplanmış zehirli bir hançer olan işgalci çeteyi mübarek topraklardan söküp atmak yerine, onlarla anlaşma yapmayı zafer addettiler.”

Yöneticilerin Mescid-i Aksâ’nın kapatılması karşısındaki sessizliği ve eylemsizliği gaflet değil, ihanettir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer iktidar yetkililerinin sıklıkla dile getirdiği “Kudüs kırmızı çizgimizdir.” sözlerine atıf yapan Yıldırım, “Gazze’nin abisi ve hamisi olduğunu söyleyen yöneticilerin maskelerin ardında gizlenen gerçek yüzleri bir kez daha ifşa olmuştur. Şimdi aynı yöneticiler, kendi tahtlarının bekasını ve ucuz siyasi çıkarlarını, Filistin halkının onurundan ve kapısına zincir vurulan ilk kıblemiz Mescid-i Aksâ’dan daha değerli görmüşlerdir. Sessizlikleri ve eylemsizlikleri bir gaflet değil, reel politik hiç değil; aksine ağır bir ihanettir.” ifadelerini kullandı.

Muhammed Emin Yıldırım, “din nasihattir” şiarıyla ve belki hakka dönerler ümidiyle yöneticilere bir kez daha çağrı yapmayı gerekli gördüğünü belirterek şunları söyledi:

“Ey yöneticiler! Size soruyorum: Gasıp Yahudi varlığı kutsallarımıza vahşice saldırırken ve Mescid-i Aksâ’nın kapısına kilit vururken hiç mi vicdanınız sızlamadı? Mescid-i Aksâ’nın esaretini nasıl olur da hiçbir şey olmamış gibi kabullenebilirsiniz? Sizde hiç mi Allah korkusu, hiç mi utanma duygusu kalmadı? Ordularınızı, Müslüman kanı ve Mescid-i Aksâ için harekete geçirmeyecekseniz ne için harekete geçireceksiniz? Ey yöneticiler! Bu vurdumduymazlığınızın Allah katında büyük bir vebal olduğunu da sakın aklınızdan çıkarmayın. Yaptıklarınızdan ve yapmadıklarınızdan mutlaka hesaba çekileceksiniz.”

Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık açık bir şekilde ortaya çıkmıştır ki hilafet olmadan Filistin işgal ve zulümden kurtulamayacaktır. Raşid bir halifenin ortaya koyacağı sağlam bir irade olmadan Mescid-i Aksâ tam anlamıyla özgürlüğüne kavuşamayacaktır. Sadece Aksâ toprakları değil; hilafet olmadığı müddetçe Yemen, Doğu Türkistan, Keşmir, Arakan ve nice beldelerimiz mahzun ve mazlum kalmaya devam edecektir.”

Konuşmanın tamamını Medya Bürosu’nun yayımladığı toplantı videosundan izleyebilirsiniz.

#OrdularAksaya