
ABD İçin Çöküş Başladı
28 Şubat’ta başlayan ve 35 günü geride bırakan ABD–Yahudi varlığı ittifakının İran’a saldırısı, küresel etkileriyle birlikte dünyada kriz ve tartışma konusu olmaya devam ediyor. Köklü Değişim olarak bu minvalde, ABD–İran savaşının özelde Orta Doğu’ya, genelde ise tüm dünyaya yansımalarının değerlendirildiği panelimizi İstanbul Üsküdar ofisimizde gerçekleştirdik.
Muhammed Yıldız’ın moderatörlüğünü üstlendiği “ABD-İran savaşına nasıl bakmalıyız?” başlıklı panele, Senabil İnsani Yardım Derneği Başkanı ve aktivist Muharrem Güneş ile Köklü Değişim yazarı Muhammed Emin Yıldırım konuşmacı olarak katıldı.
İlk konuşmacı Muharrem Güneş, ABD ve işgalci İsrail’in Orta Doğu’ya yönelik saldırganlığının, Aksa Tufanı sonrası kaybedilen itibarın ve sömürgeci normalleşme planlarının akamete uğramasından kaynaklandığına vurgu yaptı.
Güneş, 30 trilyon dolardan fazla borcu olan ABD’nin, Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte bu borcu başta İslam beldeleri olmak üzere dünyaya fatura etmek için İran’a saldırdığını; böylece Hürmüz Boğazı üzerinden Çin’e ve Avrupa’ya giden enerji yollarını kontrol etmek istediğini ifade etti. Ancak İran’ın direnişiyle ABD’nin hesaplarının bozulduğuna ve bunun ABD içinde bölünme ve krizlere neden olduğuna dikkat çekti.
Ayrıca Yahudi varlığının da savaşta büyük hezimetler yaşadığını, savaşı sürdürebilmek için yedek asker bulmakta zorlandığını belirten Güneş, bütün bu durumun ABD ve işgalci İsrail için bir çöküşü yansıttığını; Müslümanlarda ise birlik ruhunu canlandırdığını ve bunun da gelecek adına umut verici olduğunu ifade etti.
Muhammed Emin Yıldırım ise konuşmasına ABD–İran ilişkilerinin siyasi tarihine değinerek başladı. İran’a yönelik saldırının sebeplerini analiz eden Yıldırım, İran’ın ABD ile iş birliği yaparak kendi çıkarlarını sağlamaya çalışmasının acı bedeliyle yüzleştiğini söyledi.
Sömürgeci Amerika ve desteklediği Yahudi varlığının, küstah ve pervasızca İslam beldelerine saldırmasının temelinde Müslümanların ulus ve mezhep bölünmelerinin yattığını belirten Yıldırım, Batı ile iş birliği içinde olan İslam beldeleri yöneticilerinin bu bölünmeyi pekiştirdiğine dikkat çekti. İran’ın İslam toprağı olduğunu, rejiminin Müslümanlara karşı suç sicilinin kabarık olmasının bu gerçeği değiştirmediğinin altını çizdi.
Son olarak, Haçlı–Siyonist ittifakın Şii–Sünni fark etmeksizin İslam’a ve Müslümanlara karşı bir din savaşı yürüttüğünü ifade eden Yıldırım, buna karşı koyabilmenin tek yolunun Raşidi Hilafetin kurulması olduğunu belirtti.
Dinleyicilerin sorularının cevaplanmasının ardından program sona erdi.





Benzer Faaliyetler

Hizb-ut Tahrir Türkiye: ABD Efsanesi Çökmüştür!

ABD İçin Çöküş Başladı

ABD İçin Çöküş Başladı






