ABD Elçisi Barrack’tan Bölgeyi Altüst Eden Açıklamalar
24 Ekim 2026Köklü Değişim Medya

ABD Elçisi Barrack’tan Bölgeyi Altüst Eden Açıklamalar

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ile Suriye ve Irak Özel Temsilciliğini yürüten bir bölge valisi gibi hareket eden Tom Barrack, verdiği bir röportajda İran, işgalci ‘İsrail’, Suriye ve Suudi Arabistan hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Barrack, yıllardır ABD’nin yörüngesinde hareket eden ancak son zamanlarda bağımsızlık için adım atan İran’daki rejim değişikliği iddiaları hakkında, “Humeyni’yi biz getirdik” itirafında bulunurken, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Batı’nın bozuk külütünü ithal ederek başlattığı “Vizyon 2030” planına da övgüler yağdırdı.

Barrack’ın Mario Nawfal’a verdiği röportajın en dikkat çekici bölümünde İran yer alıyor. ABD’nin İran’a yönelik yeni bir askeri saldırı düzenleme ihtimaliyle ilgiliydi.

“Bu hafta sonu bir saldırı olabilir mi?” sorusunu Barrack şöyle yanıtladı:

“Kesinlikle olabilir. Başkan bu konuda çok net. Size Amerikan politikasını anlatıyorum.”

Barrack, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la anlaşmaya açık olduğunu ancak Washington’ın taleplerinden vazgeçmediğini de belirtti:

“Başkan çok net. Bir anlaşmaya açık, ulaşılabilir ve görüşmeye hazır. Aylardır, aylardır, aylardır müzakere masasındayız”

Trump Şaşırdı: “Bunu Benim Büyükelçim Mi Söyledi?”

Barrack’ın açıklamaları kısa sürede Washington’da gündem olurken, 23 Ekim Cuma günü gazeteciler, Trump’a, Barrack’ın sözlerini ve 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce İran’a saldırı düzenlenmesine ilişkin tutumunu değiştirip değiştirmediğini sordu.

Şaşkınlık içindeki Trump, “Bunu benim büyükelçim mi söyledi?” ve durumdan haberi olmadığını şöyle ifade etti:

“Oldukça güçlü bir adammış, öyle görünüyor. Eğer durum buysa benim bundan haberim yok.”

“Humeyni’yi Biz Getirdik”

Barrack, röportajda İran’a yönelik Amerikan politikasının amacının rejim değişikliği olmadığını da yeniden ifade etti:

“Sonuç rejim değişikliği olmayacak. Başkanın ilgilendiği şey, yeniden bir denge kurulması. Rehinelerin, tehditlerin olmadığı ve dünyanın sakinleşebileceği bir ortam.”

Barrack, İran’daki rejim tartışmasına ilişkin Amerikan müdahaleleri hakkında da dikkat çekici açıklamalarda bulundu:

İran halkının ekonomik koşullar altında hayatta kalmakta zorlandığını belirten Barrack, dış baskının azalması halinde İranlıların zaman içinde kendi rejimlerini değiştirebileceğini ileri sürdü.

Ardından ABD’nin İran’ın siyasetinde hangi müdahalelerde bulunduğunu şöyle anlattı:

“Biz bunu üç kez değiştirdik, değil mi? Şah’ı biz getirdik. 1979’da Humeyni’yi biz getirdik. Şah’ı biz devirdik.”

İşgalci ‘İsrail’i Savundu: “Kötü Olduklarını Düşünmüyorum”

İşgalci ‘İsrail’in askeri kapasitesini överken izlediği stratejiyi eleştiren Barrack, şöyle devam etti:

“Taktik açıdan İsrail teknolojik olarak son derece parlak. Akıllılar ve yetenekliler. Onların kötü olduklarını düşünmüyorum. Bence yaptıklarını kendi varlıklarını sürdürmek için gerekli gördükleri şeyler nedeniyle yapıyorlar. Ama stratejik açıdan bu bir içe çöküş. Tam anlamıyla bir içe çöküş.”

“Suriye’de Beni Bir Dürzi Şeyhi Endişelendiriyor”

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi olarak da görev yapan Barrack, Suriye’deki Dürzi toplumu ve işgalci ‘İsrail’in bölgedeki etkisine ilişkin açıklamalarda bulundu: “Beni endişelendiren ‘İsrail’ değil. ‘İsrail’in desteğini aldığı algısını ve Amerika’yla belli bir yakınlığı kullanarak diğer Dürzilere baskı yapan belirli bir Dürzi şeyhi.”

“Selman İki Cephede Savaşıyor”

Barrack, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ülkeyi modernleştirme çabalarını övdü.

Suudi Arabistan’ın kuruluşundan itibaren Vahhabi dinî çevrelerle kurduğu uzlaşmanın bugünkü modernleşme hamlesini öngörmediğini söyleyen Barrack, Veliaht Prens’in hem ekonomik dönüşüm hem de geleneksel toplumsal dirençle mücadele ettiğini belirterek şöyle dedi:

“Vahhabilerle içeride yapılan anlaşma, krallığın modernleşmesini hiçbir zaman öngörmemişti. Dolayısıyla Muhammed bin Selman aynı anda iki cephede mücadele ediyor.”

Selman’ın “Vizyon 2030” programına karşı geleneksel çevrelerdeki itirazlara da değindi:

“Bir yandan Vizyon 2030 için para harcıyor. Diğer yandan Vahhabi ve Bedevi aşiretler şöyle diyor: ‘Bu genç adamdan pek emin değilim. Bunu istediğimizden emin değilim. Alkol istediğimizden emin değilim. Batılıların gelip kontrolü ele geçirmesini istediğimizi sanmıyorum’”