
Bahçeli: "Ara Seçim Yok Seçim Zamanındadır”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısı sonrası CHP'nin ara seçim isteğine ilişkin soruya, "Ara seçim yok. Seçim zamanındadır. CHP ortalığı karıştırmasın” yanıtıyla kapıyı kapattı.
Bahçeli'nin grup toplantısında konuşmasından satır başları şöyle:
- Ortadoğu'da önümüze gelen manzarayı bugün münferit olarak sadece sıcak çatışma başlıklarıyla, birkaç gün sürecek gerilim dalgalarıyla anlamaya kalkışmak büyük resmi ıskalamak olur. Karşımızdaki tabloda diplomasi ile askeri harekatların arasında ilmek ilmek örülmüş çok katmanlı bir hesaplaşma ağı durmaktadır.
ABD-İran Savaşı: “Kriz Masaya Taşınmıştr”
-ABD ve ‘İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları ile başlayan savaşın iki haftalık ateşkese bağlanmış görülmesi krizin bittiği anlamına gelmemektedir. Bu ateşkes kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır.
- Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması şartı ile iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi, buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesi, krizin masaya taşındığını göstermiştir. Silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil, sahada ve masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir.
“Dünya Barış Konseyi” Çağrısı
- Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek bir sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir Dünya Barış Konseyi mekanizmasının hayata geçirilmesi tarihi bir mecburiyettir. Türkiye tarihinin yüklediği sorumlulukla elini taşın altına koymaya hazırdır.
Savaşın Sorumlusu ‘İsrail’, ‘İsrail’ Üzerinde Baskı Kurulamaması Uluslararası sistemin Sorunudur
-
‘İsrail'in, Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında yaşanan can kayıpları, siyonist hesapların Lübnan topraklarını terk etmeye niyetli olmadığını göstermektedir. ‘İsrail'in, Lübnan'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalı. ‘İsrail’ bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. ‘İsrail’ üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi uluslararası sistemin esas sorunudur.
-
Bölgedeki her sarsıntı, Türkiye'ye mezhepçilik, etnikçilik ve vekalet savaşları üzerinden yeni faturalar çıkarmak isteyen odakların iştahını kabartmaktadır. Türkiye'yi içeriden tartışmalı hale getirmek, etnik ve mezhebi fay hatlarını kaşımak, Terörsüz Türkiye süreci devam ederken devletin omurgasını yumuşatmak, sınır dışındaki kirli hesapların içerideki yankısından başka bir şey değildir.
"Terörsüz Türkiye Israrımız Daha İyi Anlaşılmaktadır"
- İç cepheyi sağlam tutmadan, dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken bu süreci bahane ederek MHP'nin çizgisini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir.
“Gıda Güvenliği Doğrudan Doğruya Bir Milli Beka Meselesidir”
-
Tarım meselesine sadece çiftçinin gündemi gibi bakamayız. Tarım, toprağın hayatla buluşma biçimidir. Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu işgal değildir. Dışa bağımlı hale gelen millet, diz çökmüş demektir. Bu nedenle gıda güvenliği doğrudan doğruya bir milli beka meselesidir. Tarım meselesi ertelenebilecek bir yatırım kalemi değildir. Savaş bazen sınır hattında olur, bazen gümrük kapılarında, bazen vatandaşlarımızın kesesine giden yolda olur.
-
Bize düşen toprağı küstürmemektir. Bize düşen çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen köyü boşaltan değil, milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hakim kılmaktır. Kara toprağa terini katık edip, soframıza nimet ulaştıran çiftçimizi ezdirmemek elbette bize düşecektir. Fırsatçıları tek tek belirlemeleri ve nerede bir gayrimeşru bir kazanç alanı varsa derhal devlet eliyle kapatılmalıdır.
Polis İntiharları
- Güvenliği sağlayan insan unsuru görev başında yıpratılamaz. Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Sınırı belirsizleşen nöbet görevleri polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir. Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir. Psikolojik baskının yıprattığı ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız bırakılmamalıdır.
Hicri 1447 Şevval Hilalini Gözetliyoruz

Hizb-ut Tahrir Türkiye: ABD Efsanesi Çökmüştür!

İran Savaşı’nın Perde Arkasında Ne Var?

Çin Gemisi ABD’nin Hürmüz Ablukasını Deldi

Bahçeli: "Ara Seçim Yok Seçim Zamanındadır”

ABD'den Yeni Hürmüz Planı

Bakan Fidan'dan Gündeme İlişkin Açıklamalar



