
Kamu Malı Yabancı Şirketlere Peşkeş Çekiliyor!
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu'nun 13 Şubat 2024 Salı günü gerçekleştirdiği "Gündem Değerlendirme" toplantısında Erzincan’daki Anagold Maden Şirketi kompleksinde meydana gelen toprak kayması ele alındı. Toplantıda ayrıca Yahudi varlığı “İsrail’in” Refah kentine yönelik saldırısı, Mısır’ın tutumu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti öncesi yaptığı açıklamalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Kamuya ait, Erzincan’da yaşanan facia ile ilgili devleti yönetenlerin sorumluluğuna dikkat çekerek, “Yaşanan bu acı hadiseyi hangi yönü ile ele alıp değerlendirelim, kamuya ait ümmetin malı olan bu zengin kaynakların birkaç tane kapitalist şirkete peşkeş çekilmesinin hesabını mı soralım? Bu komplekste maden çıkaran ve %80 hissesi Amerika ve Kanada ortaklığı olan şirketin ülkemizin zengin tarım yataklarını siyanür ve sülfürik asit ile zehirlemesinin hesabını mı soralım? Bu bölgede sömürgeci kapitalist şirkete maden çıkarılması için ÇED raporları veren ve sadece tarım ürünlerini değil bütün canlı hayatını tehlikeye atan yetkililere neyin hangi kusurlarının hesabını soralım?” ifadelerini kullandı.
Maden arama sahasında geçen yıl yaşanan siyanür sızıntısı sebebiyle Fırat Nehri’ne 20 ton zehrin karıştığı tespit edildiğini bu sebeple şirkete 16 milyon 441 bin TL para cezası kesilerek üretim faaliyeti durdurulduğunu hatırlatan Kar, ancak nasıl olduysa aradan fazla bir zaman geçmeden tesisin yeniden üretim faaliyetine izin verildiğini söyledi. Mahmut Kar şöyle devam etti: “Madeni işleten şirketin 7,2 milyon dolarlık vergi borcu 2023 Mart ayında çıkarılan vergi affı kanunu kapsamında silinmiş. Yani 216 milyon TL borç bir kalemde siliniyor. Düşünebiliyor musunuz? Devlet kamu malını bir yabancı şirkete peşkeş çekiyor. Şirkete verdiği 16 milyon cezaya karşılık 216 milyon vergi affı ile onu ödüllendiriyor. Sonra da devlet bütçe gelirlerini dengelemek için vatandaşın sırtına biniyor… Gördünüz daha dün gece motorine tek kalemde 3,5 lira zam geldi. Seçimden sonra daha büyük bir zam furyası bekleniyor. Sermaye sahiplerini, kapitalist şirketleri koruyorlar olan garip gurabaya oluyor.”
“Bizim toprağımız zehirleniyor, bizim hukukumuz çiğneniyor”
Erzincan’da yaşanan facianın adeta geliyorum diyerek bağırdığını ve bütün uyarılara rağmen, bu projeye 2008'de Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu raporu verildiğine ayrıca dikkat çeken Kar, şunları söyledi: “Şirket 2020’den bugüne yaptığı üretimden 1,5 milyar dolar gelir elde etmiş. Hatırlar mısınız Kaz Dağları’nda ormanları kesip altın arayan Kanadalı şirket ne demişti, Türkler nakliye işinde çok iyiler diyerek adeta bizimle dalga geçmişlerdi. Hâlbuki bu servet sizin servetiniz, bu kaynak size ait bir kaynak ve kapitalist şirketler tarafından sömürülüyoruz. Bizim işçilerimiz, bizim çalışanlarımız emek veriyor, bizim toprağımız zehirleniyor, bizim doğamız kirletiliyor, bizim hukukumuz çiğneniyor ve sömürgeci kapitalist şirketler kazanıyor.”
Kar sözlerini şöyle tamamladı: “Peki, şimdi müfettişler ne yapacaklar, savcılar ne yapacaklar? Bu kaynakları yabancı kapitalist şirketlere, yerli tanıdık sermaye gruplarına peşkeş çekenler hakkında bir işlem yapacaklar mı? Hayır! Soma Maden kazasında 300’den fazla maden işçisi öldü, kim hesap verdi? Hiç kimse hesap vermedi, şirket yöneticileri bile birkaç yıl yatıp çıktılar. Aslında bu yaşanan hadise ilk değil böyle giderse son da olmayacak kıymetli Müslümanlar! Gözlerini para ve menfaat hırsı bürümüş şirketler ve bunlarla bir şekilde ilişki içinde olan yöneticiler; insanın, doğanın ve canlıların yaşam hakkını hiç umursamıyorlar… Yeter ki istenilen maden çıksın ortaya çıkan sonucun önemi yok maalesef. Peki ya yöneticiler ne yapıyor, siyasi partiler ne yapıyor? Hepsi rant peşinde, hepsi seçimleri kazanma derdinde, seçimden başka gündemleri yok, ne Gaz ze’de yaşananlar onların umurunda, ne katledilen çocuklar ve açlıktan ölen insanlar…”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.
#DünyaHilafeteMuhtaç

Ankara İftarımızda “Ümmet Olma” Çağrısında Bulunduk








