loader

Tam 100 Yıl Önce Hilâfet İlga Edildi!

Hilâfet; Allah’ın indirdiği ile yönetimin uygulanış biçimi, Allah’ın Rasulü ile gönderdiği yönetim sistemidir. Zira Allahu Teâlâ şöyle dedi:

[وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ] “Rasul size neyi getirdi ise onu alın, sizi neden nehy etti ise onu terk edin.” [Haşr Suresi 7]

[فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ] “Onun emrine (getirdiği risalete) muhalefet edenler, kendilerine bir musibetin veya elim bir azabın gelip çatmasından sakınsınlar.” [Nur Suresi 63]

Zira Allah Rasulü’ne, indirdiği ile yönetmesini emretti:

[وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِـعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ] “Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet (yönet) ve onların arzularına uyma, Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarından sakın.” [Maide Suresi 49]

[اِنَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ] “Muhakkak ki biz insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği biçimde hükmedesin diye sana Kitabı hak ile indirdik.” [Nisa Suresi 105]

Bununla birlikte O’na bunun keyfiyetini yani yönetim şeklini de gösterdi ki Allah, dinini fikir ve metot bütünlüğü içinde göndermiştir.

Yani emirlerini, keyfiyetiyle ilgili hükümleri ile birlikte göndermiştir. Mesela şöyle demiştir:

[لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاًۜ] “(Ey ümmetler) her birinize bir şeriat ve minhac/metot verdik.” [Maide Suresi 48]

Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, her hususta olduğu gibi Allah’ın indirdikleri ile yönetirken de Allah’ın kendisine gönderdiğine yani vahye tâbi oluyordu:

[قُلْ اِنَّـمَٓا اَتَّبِـعُ مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ مِنْ رَبّ۪يۚ] “De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahy olunana tabi olurum.[Araf Suresi 203]

Şu hâlde, Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, Allah’ın indirdiği ile yönettiği bir devlet kurduğuna göre, bu devletin kuruluşu, yönetim şekli, kamu hukuku ile ilgili tüm düzenlemeler ve mekanizmalar elbette ki vahye göre olmuştur. Bir başka ifade ile Hilâfet, Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin fiilî sünnetidir.

[يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى] “Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir Halife yaptık, o hâlde insanlar arasında hak ile hükmet (yönet). Heva ve hevese uyma.[Sa’d Suresi 26]

[كَانَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ تَسُوسُهُمُ الآنْبِيَاءُ كُلَّمَا هَلَكَ نَبِيٌّ خَلَفَهُ نَبِيٌّ وَإِنَّهُ لا نَبِيَّ بَعْدِي وَسَيَكُونُ خُلَفَاءُ فَيَكْثُرُونَ قَالُوا فَمَا تَأْمُرُنَا قَالَ فُوا بِبَيْعَةِ الآوَّلِ فَالآوَّلِ أَعْطُوهُمْ حَقَّهُمْ فَإِنَّ اللَّهَ سَائِلُهُمْ عَمَّا اسْتَرْعَاهُمْ] İsrail oğullarını nebiler siyase ederlerdi (yönetirlerdi). Bir nebi öldüğünde onu başka bir nebi takip ederdi. Benden sonra nebi yoktur, fakat birçok halife olacaktır. Oradakiler dediler ki: Bu halde bize ne yapmamızı emredersiniz? Dedi ki: İlk biat edilene vefakâr olun ve onlara haklarını veriniz. Çünkü Allah onlara da yönettikleri insanlara da haklarını soracaktır. [Müslim; K. İmara Bab 10 H. No: 1842]

[تَكُونُ النُّبُوَّةُ فِيكُمْ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ مُلْكًا عَاضًّا فَيَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ مُلْكًا جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ ثُمَّ سَكَتَ] Nübüvvet aranızda Allah’ın kalmasını istediği kadar kalacaktır. Sonra Allah onu kaldırmayı dileyince kalkacaktır. Sonra Nübüvvet metodu üzerinde Hilâfet olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalacak ve sonra Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra eziyet çektirici bir otorite olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalıp Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra despot bir yönetim olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalıp Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Daha sonra da nübüvvet metodu üzere Hilâfet olacaktır. Sonra sustu.” [Ahmed b. Hanbel, Müsned Kufiyyîn, 17680]

Yukarıda ayet ve hadislerle şer’î vakıasını ifade etmiş olduğum Hilâfet makamı, Hicrî olarak bundan tam 100 yıl önce 28 Recep 1342’de Batılı kâfirlerin çeşitli oyunları ile ilga edildi. Hilâfetin ilgası ile Müslümanların neleri kaybettiklerini ise söylemeye gerek duymuyorum. İslâm ümmetinin hâli zaten bu durumun tefsiri niteliğindedir. Aydın akıllar, Müslümanların acılarını hisseden kalpler bunları açık bir şekil görmektedir.

Şimdi asıl problem ise İslâm ümmeti bu durumu tersine çevirmeye muktedir mi?

Allah’ın emrini düştüğü yerden kaldırıp yeniden ihya etme azim ve kararlılığına sahip midir?

Eğer cevabınız “Hayır” ise sizleri aşağıdaki ayeti tekrar tedebbür etmeye davet ediyorum:

[وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْناًۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـٔاًۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ]

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenlere, kendilerinden öncekileri halife/sahip ve hâkim kıldığı gibi onları da yeryüzüne halife/sahip ve hâkim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm’ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır.” [Nur Suresi 55]

Eğer cevabınız “Evet” ise [اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَۜ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ] “Yapacağınızı yapın. Allah da, Peygamberi de, Mü’minler de yaptıklarınızı görecek ve gizli olanı da açık olanı da bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı bildirecek.” [Tevbe Suresi 105]

Çünkü bu çözüm, siyasi parçalanmışlığımıza son verecek, ekonomik potansiyelimizi sömürüden ve kapitalist manipülasyonlardan kurtaracak, kalkınmamızın fikrî ve siyasi alt yapısını hazırlayacak, bölgemizde cereyan eden çatışma alanlarını ortadan kaldıracak, yaşadığımız kardeş kavgalarını nihayetlendirecek Hilâfet nizamının tekrar tesis edilmesidir.

Evet, Hilâfet projesi özelde Türkiye, genel anlamda ise tüm İslâm ümmeti için yegâne kalkınma projesidir.

Artık bunu ciddi bir şekilde konuşmak zorundayız.

Buradan herkese sesleniyorum, tüm dünyadaki değişim rüzgârını estiren yegâne güç İslâm’dır.

Ve bu süreç Râşidî Hilâfet ile taçlanacaktır.

___

#YenidenHilafet

Yazarın Tüm Makaleleri İçin Tıklayınız