loader

Papa ve Yerli Salyangoz Tüccarları

Neyi, nerede satacağını bilmeyen acemi tüccarları tarif etmek için “Seninki Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” sözü kullanılır.

Pedofili müptelası kardinalleri ile birlikte kadim bir İslâm beldesi olan Bağdat’a ziyarette bulunan Papa Francis’in şovunu yapma hevesi kursağında kaldı ve camdan krallığı Vatikan’a geri döndü.

Papa’ya Irak ziyaretinde, Şii lider Ayetullah Sistani coşkulu bir karşılama töreni düzenledi. Sokaklarda yan yana resimler ve altında Siz bizden bir parça, biz de sizden bir parçayız sloganı vardı.

Bu karşılama, işgalci ABD ordularını Irak topraklarına ayak basarken coşkuyla karşılayan Sistani’ye yakışır bir müptezellikti. Herkesi oturarak karşılayan Sistani, Papa’yı ayakta karşıladı. Herkesi oturarak karşılayıp Papa’yı ayakta karşılamak patronun kim olduğunu da deşifre ediyor tabii…

Sadece Irak’ta değil İran’da da Şiiler tarafından büyük bir hürmet gösterilen Sistani’nin sabıkalarından bir tanesini anlatacağım.

Sistani, ABD ve müttefiklerinin Irak topraklarında ilerlemekte zorluk çekmemesi için, İran rejimini ayakta tutmak için halkı kandırdıkları Amerika büyük şeytan sloganının zıttı bir fetva yayınlamıştı.

Şii lider Sistani, Irak’ın işgali öncesi Amerika’dan 200 milyon dolar yardım aldığını itiraf etmişti. Irak’ın işgali sırasında ABD Savunma Bakanı olan Donald Rumsfeld anılarını kaleme aldığı kitapta, 1987 yılından bu yana Cevad el Mihri eliyle Sistani’ye para aktarıldığını açıklamıştı.

“Son dönemlerde sizin liderliğinizdeki dinî merciiyetin Amerikalılardan işgalin kolaylaştırılması ve işgal aleyhine fetva verilmemesi karşılığı 200 milyon dolar aldığı yönünde söylentiler dolaşıyor, bu konuda görüşünüz nedir?” sorusuna Sistani, Evet, bu mahrum halkın fakirleri ve muhtaçları için bu meblağ alındı cevabını vermişti. İşte açlıktan kırılan sefalet içindeki İran ve Irak halkını da böyle uyutuyorlar.

Bu rezillik değil de nedir? Bu zillet değil de nedir?

Evine giren hırsıza karşı ev ahalisinin direnmemesini söyleyip, tecavüzüne ve soygununa karşılık verilen rüşvete razı olup göz yummak değil de nedir? Ebu Gureyb cezaevinde Müslüman bacılarımıza yapılan ahlaksızlıklara razı olmak değil de nedir? İçinde körpe bedenlerin de olduğu bir milyondan fazla Müslümanın halı bombardımanında bedenlerini paramparça eden Haçlı birlikleri ile el sıkışmak değil de nedir?

Aman Allah’ım! Dostluk, kardeşlik, kelebekler… beyaz elbisesiyle barış güvercini Papa Irak’ta kardeşlikten söz ediyor. Katolik orduların yerle bir ettiği kadim İslâm beldesi Bağdat’ta Katolik Hıristiyanların ruhani lideri Papa, Haçlıların kötü olmadığını anlatıyor. Bu topraklar sizi Haçlı seferlerinden tanır. Kudüs’te yaptığınız katliamlardan… o zaman Konstantin’in şehri olan ve aynı dine inanmanıza rağmen İstanbul’u nasıl yağmaladığınızdan tanır. Bastığınız yerde ot yeşermez, taş duvarlar dile gelir de çirkinliğinizi anlatır. Anlatır anlatmasına da sizinle hep işbirliği yapan hainler de çıkar bu topraklardan.

ABD, Afganistan ve Irak’ı işgal ederken buna benzer yardımları İran’dan almıştı. Suriye’de Müslümanların Esed rejimine karşı başlatmış olduğu devrimi yok etmek için İran, Haşdi Şabi birliklerini ve Lübnan’daki partisini kullanmıştı. Hatta İran Müslümanları katletmesi için kendi generallerini göndermişti de ABD, işi bitince de Kasım Süleymani gibi onları da tek tek havaya uçurmuştu.

Bu ihaneti de eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Necat, “Biz Amerika’ya Afganistan’da, Irak’ta yardım ettik. Bush ise bizi kötülüklerin şer odağı olarak suçluyor” diyerek itiraf etmişti. Suriye’deki ihaneti de itiraf etmek Ruhani’ye kaldı…

ABD ve müttefiklerinin Irak’ın işgalinde ve Suriye’ye yapılan hava saldırılarında İncirlik Üssü’nün kullandırılması da unutulmamalı bu meyanda… Bugün DEVA Partisi Genel Başkanı olan Ali Babacan, o zaman AK Parti hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanıydı. Babacan bir yandan ABD’nin üsleri kullanması karşılığında gelecek milyar dolarlarca krediyi alıp borcu borçla kapatma hesapları yapıyor, bir yandan da Meclis’te reddedilen tezkerenin çıkması için yapılacak ikinci oylamanın altyapısını hazırlıyordu. Akacak mazlum Müslüman kanı umurunda olmayan pragmatist Babacan gazetecilere tezkere hususunda Bir kere daha reddedilirse kötü olur. O nedenle sağlama bağlayıp getirmek lazım. diyordu.

Buraya kadar özetlenecek olursa; ABD ve sömürgeci Batılılar İslâm’ın yeniden dirilmesini önlemek, kan kustukları Felluce ve Tikrit’te Sünni direnişi gibi bir kâbus yaşamamak, Suriye’de zorba seküler rejimin zulmünden bıkıp, Hilâfet’i, İslâm nizamını isteyen Müslümanların, Washington’a kadar uzanan domino taşlarının ilkini İslâm topraklarında devirme olasılığını bertaraf etmek için yerli işbirlikçileriyle birlikte her hile ve tuzağı deniyor.

Papa-Sistani görüşmesi sonrası Vatikan heyetinin Hazreti İbrahim’in doğduğu yer olduğu iddia edilen Ur’u ziyaret etmesi de dikkat çekici. Şu, “İbrahimî dinler”, “dinlerarası diyalog” projesi…

Bu projenin yerli distribütörlerinden olan ve zamanın Papa’sını Vatikan’da ziyaret edip önünde eğilen Fetullah Gülen’in “dinlerarası diyalog”, “ılımlı İslâm” safsatalarını hatırlarsınız… Bu salyangoz ticaretinin distribütörlüğü diğer İslâm beldelerinde de faaliyetlerini yürütüyor. Suudi Arabistan’da Selman’ın başlattığı “Ilımlı İslâm” projesi ile bazı ihanetlere imza atıldı. “Dinlerarası diyalog” ile “semavi dinlerin eşit olduğu” iddiası, Allah Subhanehu ve Teâla’nın; [اَلْيَوْمَ يَـئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ] “Bugün kâfirler, sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’dan razı oldum.” [Maide Suresi 3] emrinin üstünü örtme eylemidir. Oysa İslâm, Hıristiyanlık ya da Yahudilik gibi yalnızca ruhani bir din değil, hem ruhani hem de siyasi akidesi olan ve mütekâmil uygulandığında eşsiz bir nizamdır. İslâm, karanlık çağları kapatan; insanları, hayvandan daha aşağı bir seviyeye indiren batıl ideolojilerin tahakkümünden kurtaran bir hayat nizamıdır.

İslâm’a, ahlâka, nesillere, aileye, topluma karşı açılan savaşın, CEDAW, İstanbul Sözleşmesi gibi ayakları da var tabi… Bu salyangozları da satmak için distribütörlük alan, şube açan Batı’nın finansörlüğünde hareket eden girişimciler de var. Ama bu acemi tüccarlıktır. Kutuplarda şort satmak gibi… Bu tüccarlar zorluk çektiğinde kutupların padişahı ara ara çıkıp şort giymek kötü bir şey değil diyerek -40 derecede onu dinleyen halka hitap ediyor. 

Papa, Irak ziyaretinde Hıristiyanlık misyonerliğinin sürdürülmesi için Hıristiyanları motive etmeyi de unutmadı. Görüşmede en dikkat çekici cümle ise Haşdi Şabi Örgütü’nün Katolik kumandanı Reyan el Keldani’den geldi. Papa’nın elini öpüp hediye olarak tesbihini alan Reyan el Keldani, Gelecekteki savaş Mesih’in çocukları ile Yezid’in çocukları arasında olacak diyerek yıllardır çoluk çocuk demeden bu sloganla Irak ve Suriye’de Müslüman kanı içen vampirlere dönüştüklerini efendisi önünde de itiraf etmiş oldu.

Sanki Haçlı birliklerinin Irak’ı işgali yeniden canlandırılıyor gibiydi…

Önce Bağdat’a giriş, sonra Sistani’ye teşekkür ve işgal sonrası bölünmüş Irak’ın kuzeyinde ayin, en sonunda İslâm’a ve Müslümanlara karşı meydan okuma!

Sanki Haçlı birliklerinin Irak’ı işgali yeniden canlandırılıyor demiştik ya; işgal sırasında Haçlı ve işbirlikçilerine karşı Sünni direnişi de unutmamak lazım. Peki bu direniş kimden geldi?

Irak’ın en yüksek Sünni dinî otoritesi Şeyh Ahmet Hassan et-Taha’dan geldi. Şeyh Ahmet Hassan et-Taha, ziyaret öncesi yapılan bütün görüşme ve davetlere rağmen Papa ile yan yana gelme teklifini reddetti.

Tertip komitesi, Papa’nın gezisi öncesi Irak’ın en yüksek dinî otoritesi olan Reis el-Mücemma el-Fıkhi es-Sünniy Başkanı olan Şeyh Ahmet Hassan et-Taha’yı aradı. Papa’nın temasları ile ilgili program hazırladıklarını ve Papa ile Şeyh arasında da bir görüşmenin yapılmasını planladıklarını söyledi. Şeyh Ahmet bu teklifi tereddütsüz bir şekilde reddetti. Katoliklerin ruhani lideri ile görüşmeyeceğini açıkladı. Bu gelişme üzerine Irak Cumhurbaşkanı Berham Salihi, Şeyh’i doğrudan aradı ve en azından Cumhurbaşkanlığındaki karşılamada protokolde yer almasını rica etti. Salihi, bu görüşmede Şeyh Ahmet’e Irak’ta bulunan tüm din temsilcilerinin saraydaki görüşmeye katılacağını ve kendisinin de katılmasını istediklerini iletti.

Şeyh Ahmet Hassan et-Taha, Cumhurbaşkanı’na verdiği cevapta, “Papa buraya Mekke ve Medine’nin yerine yeni bir dinî merkez inşası için geldi. Nasiriye-ur, bu dinin merkezi hâline getirilecek ve halkımız yanlış bilgilerle aldatılacak. İbrahimî dinler, dinlerarası diyalog, barış ve kardeşlik projesinin ardında bu niyet saklı. Ben bu ziyaretin fitne ekme amaçlı olduğuna inanıyorum” sözleriyle Papa ile görüşmeyeceğini Cumhurbaşkanı Berham Salihi’ye de söyledi.

Acemi tüccar yine sert kayaya tosladı. Müslüman mahallesinde salyangoz satılamayacağını hâlâ anlamamışlar. Milyon dolarlar verip satın alarak fetva verecek işbirlikçiler bulacaklardı ama bu harcadıkları emek ve para onlara yürek acısı olacaktı.

Allah Subhanehu ve Teâla onların mağlup olacağını şöyle haber veriyor:

[اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ ﴿٣٦﴾] “Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcayan kâfirler, yakında yine onu harcayacaklardır. Sonra da (gayelerine erişemiyeceklerinden) bu, onlara pişmanlık ve yürek acısı olacak, sonunda mağlûp olacaklardır. Küfürlerinde direnenler, toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.” [Enfal Suresi 36]

Tutmuyor, tutmayacak bu bozuk maya!

Kur’an-ı Kerim’i kıyamete kadar muhafaza edeceğini taahhüt eden Allah Subhanehu Teâlâ’dır ve Kitap’a saldırının nafile bir çaba olduğunu anlayan salyangoz tüccarları, hadis inkârıyla mallarını pazarlamaya çalıştı tutmadı. Hadisleri inkâr edip, Kur’an-ı Kerim’i batıl nizama göre tefsir etmek ve laikliği, demokrasiyi kabul ettirmek için çırpındılar.

Müflis tüccarlar!

Laiklik, Allah’a işini öğretme kibridir! Sizin gibi çok kibirli tüccar hevesle gelerek iflas edip dükkanını kapatıp gitti, bu mahalleden.

Yerle bir ettiniz mahalleyi, bombaladınız, oluk oluk kan akıttınız, sömürdünüz, çaldınız, tecavüz ettiniz sonra çıkıp “biz barış elçisiyiz” diye uyuttunuz ama bir uyanık çıktı ve büyünüzü bozdu.

Bugün, İslâm’ı camiye sıkıştırıp imamları, âlimleri baskı altına almış yerli salyangoz tüccarlarınızla tehdit edebilirsiniz. Binlercesini susturabilir, korkutabilirsiniz ama birisi çıkar hakkı söylerse diye hep korktunuz.

Tıpkı bir dalın üzerine tünemiş kuşları ürkütmeden avlamak isteyen bir avcı gibi tedirginsiniz. Korkudan parmaklarınızın ucunda yürüyorsunuz. Ayağınızın altındaki kurumuş dala bastığınızda, hepsi özgürce uçacak biliyorsunuz…

İslâm’ın sahibi gözünüzü kör ediyor ve “çıtırt!

___

#أقيموا_الخلافة

#ReturnTheKhilafah

#YenidenHilafet

Yazarın Tüm Makaleleri İçin Tıklayınız