loader

Bilgi, Medya ve Manipülasyon

Bilginin önemi daha ilk insan olan Hz. Âdem’in hayatını iki farklı şekilde etkilemiş ve yaşamına yön vermiştir.

İlk edindiği doğru bilgiler ile (Rabbimizin öğrettiği eşyaların ilmi, bilgisi) meleklerden bile üstün olduğu anlaşılmış ve ikinci edindiği bilgi ile (şeytanın vesvesi) hata edip yanlış bir karar ile dünya imtihanı başlamıştır.

Allah Subhanehu ve Teâlâ ise bu konuda bizleri uyarıp;

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْماً بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ

“Ey iman edenler. Eğer bir fasık (yalan haber taşıyan) size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.” [Hucurat 6] diye buyurmuştur.

Bilginin insan üzerindeki bu gerçeği fark eden zalimler de tarih boyunca bilgiyi kontrol altında ve tekellerinde tutarak sistemlerini bu şekilde ayakta tutmaya çalışmıştır. Firavunun sihirbazlarının görevi tam da budur. Oysa ki bilgi, hayatı aydınlatmak ve daha güzel bir yaşam için elde edilmesi gereken bir ihtiyaç iken yanlış ellerde yanlışa hizmet etmiştir.
Rahmet ve merhamet sahibi ilahi kudret ise risalet aracılığıyla bu duruma müdahale edip insana, bize bilmediklerimizi öğretmek için rasuller göndermiş ailevi, ticari, siyasi, toplumsal hayat için gerekli bilgileri beyan etmiş ve insanlık bu doğru bilgiye sarılınca huzur bulmuş, uzaklaşınca da zulmün haksızlığın vahşetin karanlığına duçar olmuştur.

Mekke’de müşriklerin vahiyle gelen doğru bilgileri izole etmek için kullandıkları medyatik propaganda ise vahyi sihre, şiire benzeterek toplumda var olan yanlış bilgilerin devamını sağlamaya çalışmışlardır. 

Günümüzde de durum farksızdır ve gelecekte de devam edeceği aşikârdır.

İnsanın hayatı, “algı=bilgi=karar” denkleminde yanlış bilgiyle başlayan denklem mecburen hatalı kararlarla sonuçlanır işte burada devreye bilgiyi pazarlayan, marine edip hazmını kolaylaştıran(!), tatlandıran(!) medya girer.

Her zaman kolaya ve rahata düşkün olan insan için hazır hâle getirilip servis edilen bilgi(!) kadar lezzetli bir şey yoktur.

Evet, medya, mevcut ya da yapay bilgiyi manipüle ederek toplumda istenilen reaksiyonu sağlayan günümüz dünyasında en etkili silah durumundadır.

Manipülasyon, yönlendirmek, etki altına almak, insanları istenildiği şekilde düşünmeye sevk etmek şeklinde zihinsel süreçleri açıklamada kullanılan bir kavramdır.

Bu süreci kendi lehine kullanan kişi, cemaat, şirket veya devlet elbette sonuca ulaşır ve gücü elinde tutar.

Kolay ve hızlı bir şekilde elde edilen bilgiyi hazırlayıp takdim eden medyanın tehlikesi düşünüldüğünden fazla olduğu, yaşanan toplumsal değişimlerde açıkça görülür.

Dinî ya da kültürel değerler kısa sürede anlamını yitirebilir, vefa, dürüstlük, sadakat gibi ahlaki erdemler yok olup yakın geçmişte imkânsız sayılan kararlar veya hareketler çok doğal hâle gelebilir.

Türkiye ölçeğinde yaşanan kılık kıyafetlerdeki değişim, faiz, içki, yalan, rüşvet, sahtecilik, torpil, kişisel çıkar kaybı endişesiyle gerçeği gizlemek vb. davranışların sıradanlaşmasında medya baş aktördür.

İnsanlara düşüncelerinde temel olacak doğru ve yanlış bilgilerin aktarımını usta kalem ve diller aracılığıyla büyük hünerlerle empoze eden bu güçtür.

Siyasal erk de, her türlü şirkette bu gücü kullanmak için elbette gerekli yatırımı ve hazırlığı yapar.
Öncelikle mevzu bahis toplum ya da bireylerin sorgulama, eleştirme, araştırma özellikleri törpülenip uysal itaatkâr bir zihne dönüştürülür.

Hedef kitle olan toplum ve bireylerin yönlendirilmesi için öncelikle iyi tahlil edilmeleri gerekir, böylece onlara neleri sevecekleri, nelerden nefret edecekleri yavaş yavaş aşılanır (marka merakı uğruna tüketilen kıyafetler, gıdalar vb. birçok ürün).

Suni gündemler oluşturup asıl konuşulacak meseleler sümenaltı edilir.

Sömürülen emekler, yok edilen sağlık, yaşamak için gerekli tarımsal ürünler, yetki konusunda ehliyet ve liyakat, hukuk sisteminde adalet vb. esasi meseleler dururken gündem futbol maçları, (geçmişi gladyatör savaşlarına dayanan toplumu eğlenceyle sarhoş eden aktivite) yarışma programları, gerçeklikten uzak duygusal dizilerle zihinler meşgul edilir.

Kendi belirledikleri seçeneklerden birini tercihe mecbur bırakırlar; ister siyasi bir fikri savunmak olsun ister tüketilecek bir ürün olsun seçenekler, onların belirledikleri ile sınırlıdır. Aksi bir durumun toplumdan dışlanmayı, ana hücreden kopmayı getireceği korkusu oluşturulur.

Sosyal bir varlık olan insan toplum içinde sevilen sayılan biri olmak istiyorsa, “belirlenen” fikirsel ve fiziksel özelliklere sahip olmalıdır. Bu özellikler belirli şirketlerin kasasını yada siyasi bir çevrenin tabanını şişirmeye yöneliktir.

Baskı, tehdit ve korku havasıyla insanların sorgulama ve eleştirme yetileri köreltilince
yönlendirmeye açık bir hedef olan duygularla yeni ve doğru(!) çözümler sunulur. Fon müziği eşliğinde kahramanlaştırılmış örnek şahsiyetler, uyulması, kabul edilmesi gereken doğruları(!) fısıldar ve istenilen teslimiyet sağlanır. Her yaşa ve her bütçeye uygun rol modeller oluşturulup bunlar üzerinden projeler uygulamaya konulur.

Yüzlerce tez ve makaleye konu olmuş bu husus insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışan kapitalist sermayenin en tehlikeli silahıdır.

Evet, bilgi biz insanoğlu için hayati öneme sahiptir ama edindiğimiz bilgilerin kaynağını, doğruluğunu araştırmadan sahiplenmemiz gece karanlığında odun toplarken kucağımıza yılan almamız tehlikesini beraberinde getirir.

Bizlere doğru bilgilerle bilmediğimizi öğreten yüce Rabbimize hamd eder, bizleri sözün en güzeline uyanlardan eylemesini niyaz ederim.

Yazarın Tüm Makaleleri İçin Tıklayınız