loader
LİBYA TEZKERESİ “SİYASİ BELİRSİZLİK” İLERİ SÜRÜLEREK UZATILDI

LİBYA TEZKERESİ “SİYASİ BELİRSİZLİK” İLERİ SÜRÜLEREK UZATILDI

Köklü Değişim Medya

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Libya'ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, “siyasi belirsizlik” ileri sürülerek uzatıldı. ABD'nin Hafter ile bölgeye sızma girişimine karşı Avrupalı sömürgeci devletler arasında savaş arenasına dönüşen Libya'da halk sefalet içinde yaşıyor. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda bugün Libya'ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulan tezkerede, Libya'dan Türkiye dahil tüm bölge için risk ve tehditlerin devam ettiği belirtildi.

"Meşru hükümete yönelik saldırıların yeniden başlaması halinde Türkiye'nin gerek Akdeniz havzasındaki gerek Kuzey Afrika'daki çıkarları olumsuz etkilenecek" ifadelerinin yer aldığı tezkere, Genel Kurul'da yapılan görüşmeler sonrasında yapılan oylamayla kabul edildi.

Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin gerekçesinde, Libya'da planlanan seçimlerin yapılmadığına işaret edilerek "Libya'da 24 Aralık 2021 tarihi için planlanan seçimlerin yapılamaması sonrasında ortaya çıkan siyasi belirsizlik ve yönetim sorunu büyük fedakârlıklarla sahada tesis edilen sükûneti riske atmakta ve kalıcı istikrara ulaşılması önünde ciddi engel oluşturmaktadır. Bu durum Libya'nın ve tüm bölgenin güvenliği bakımından endişeye yol açmaktadır” ifadeleri yer aldı.

TBMM ilk olarak, 30 Aralık 2019'da Libya'ya asker gönderme tezkeresinin sunulmasının ardından 2 Ocak 2020'de bu tezkereyi oylamış, tezkerenin ardından Libya'ya asker gönderilmeye başlanmıştı.

Kaddafi’nin ölümü ile Avrupa eksenli Libya rejimi büyük yara almıştı. Bu boşluğu değerlendiren Washington bölgeye sızmak için Hafter ile sahada yerini almıştı.

Libya’daki Olayların Geri Planı

Afrika’dan sömürdükleriyle Fransa’nın ekonomik refahını sağlayan Paris yönetimi başta olmak üzere Avrupa ile Afrika’ya sızma girişimlerini hızlandıran Washington arasında ciddi bir çekişme yaşanıyor. Suriye’de olduğu gibi Libya’da da ABD ekseninde hareket eden Rusya ve Türkiye’ye karşı Paris’in takındığı tavır Libya’daki cepheleri gün yüzüne çıkarıyor. Zira 2021 yılı Kasım ayında Macron, Paris’te Libya zirvesinde yaptığı açıklamada, "Rusya ve Türkiye Libya'daki askerlerini gecikme olmadan geri çekmeli" çağrısında bulunmuştu.

Macron’un bu çağrısı üzerine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AFP’ye verdiği röportajda, hızlı bir geri çekilmenin yanlış olduğunu dile getirdi.

Libya'nın siyasi sürecinde, seçimler ve ekonomik meselelerde yardıma ihtiyacı olduğunu dile getiren Kalın, "Bizim oradaki askeri varlığımız Libya ordusunun eğitim görmesini sağlıyor. Biz orada Libya'nın insanlarını korumak için siyasi istikrar mekanizması olarak bulunuyoruz" açıklamasında bulunmuştu.

Kalın açıklamasında ayrıca, "İki ülke arasındaki anlaşma ile oradaki askerimizi diğer paralı askerler ile aynı kefeye konulmasına asla kabul etmiyoruz" diyerek Macron’un çağrısını yanıt vermiş oldu.

2011 yılında Avrupa eksenli siyaset güden Muammer Kaddafi'nin devrilmesi sonrasında iç savaşa sürüklenen Libya, Birleşmiş Milletler'in tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti ve Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi olmak üzere iki ayrı yönetim bölgesine bölünmüştü.

Temsilciler Meclisi'ne bağlı olan ABD eksenli Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu'na Rus Wagner Grubu'na bağlı paralı askerler de destek veriyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır da Hafter'e destek veren yabancı ülkeler olarak yer alsa da karşılıklı iki cepheye da Truva atı olarak monte edildikleri saha detaylı incelendiğinde ortaya çıkıyor.

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek veren Türkiye ise Suriye'deki muhalifleri Libya'daki çatışmalara katılmak üzere bölgeye gönderdiğini kabul etmişti. Fakat Rusya ve Türkiye, darbeci diye nitelendirilen Hafter’i Moskova’daki zirveye çağırarak meşruiyet kazanmasına aracı olmuşlardı. Ayrıca Avrupa destekli Trablus yönetiminin Hafter’e karşı başlattığı büyük operasyonlarda desteğini çekerek sahada zayıf bırakmıştı.

TSK’nın Libya'daki varlığı, 27 Kasım 2019'da Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile imzalanan Güvenlik ve Askeri İş birliği Mutabakatı'na dayanıyor. Ankara bu nedenle yabancı askerlerin çekilmesi için yapılan çağrıların kendisini bağlamadığını savunuyor.

Ekim 2020'de taraflar arasında ateşkes imzalanmış, Şubat ayı başında Birleşmiş Milletler himayesinde İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu, Abdülhamid Muhammed Dibeybe'yi geçici başbakan ve Muhammed Yunus Menfi'yi üç üyeli Başkanlık Konseyi'nin başkanlığına seçmişti. Geçici hükümet, ülkedeki hizmetleri iyileştirmek, devlet kurumlarını birleştirmek ve seçimleri düzenlemekle görevlendirilmişti. Ancak seçimler yapılmamıştı. 

Sahada görülmeseler de İngiltere, Fransa ve Abd arasındaki sömürge bölüşme kavgası bölgedeki iş birlikçi rejimler ve vesayet savaşı sürdüren yerel güçlerce sürdürülüyor. 

SON HABERLER