loader
HİZB-UT TAHRİR TÜRKİYE: “MÜTTEFİKİ ABD, DOSTU İSE TRUMP OLANIN VAY HALİNE!”

HİZB-UT TAHRİR TÜRKİYE: “MÜTTEFİKİ ABD, DOSTU İSE TRUMP OLANIN VAY HALİNE!”

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye, Suriye'nin geleceği, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik düzenlemeyi istediği operasyon ve güvenlikli bölge tartışmalarının konu edildiği “Müttefiki ABD, Dostu ise Trump Olanın Vay Haline!” başlıklı bir basın açıklamasıyla Türkiye’nin “ilkesiz” tavrını eleştirdi.

Türkiye’nin sınırlarının güvenliği gibi hayati konularda bile ABD’den müsaade beklemesinin eleştirildiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye’nin düzenlemek için ABD’den yeşil ışık beklediği bu operasyon, asla ve kat’a İslam’ın, Müslümanların, Türkiye’nin ya da Suriyeli kardeşlerimizin hayrına değildir. Orada tek bir Müslümanın kanının akması Allah katında Kâbe’nin taş taş yıkılmasından daha ağır bir günahtır. Açıkça ilan ediyoruz! Bu operasyonun hedefi PYD ile savaş değildir. ABD’nin müttefiki, rejim ve payandalarının dostu olan PYD’ye tek bir kurşun atılamayacaktır. Bilakis İdlib’te rejime ve sözde “Milli Ordu”ya karşı duran “terörist” damgalı muhaliflere açılacak savaşa zemin hazırlanmakta, Türkiye sınırına yığılacak binlerce masum insanın yönlendirileceği ve Türkiye’den gönderilecek mültecilerin yerleştirileceği yeni bir alan açmaya çalışılmaktadır.”

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nca yayımlanan işte o açıklama:

Müttefiki ABD, Dostu ise Trump Olanın Vay Haline

Son dönemde Suriye’nin geleceği ve Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik düzenlemek istediği olası operasyon konusunda çelişkilerle dolu bir trafik yaşanıyor. Türkiye bir süredir PKK/PYD tehdidini gerekçe göstererek operasyon konusunda ABD’den yeşil ışık bekliyor. Geçen yıl benzer gelişmeler yaşanmış, Trump’ın Suriye’den geri çekilme kararı adeta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zaferi gibi yansıtılmıştı. Ancak aradan geçen süre zarfında hiçbir adım atılamamıştı. Keza Membiç meselesinde de bizatihi üst düzey yetkililerin itiraf ettiği gibi bir arpa boyu yol alınamamış, Türk askerlerinin ABD askerleri eşliğinde devriye göreviyle yetinilmek zorunda kalınmıştı.

Suriye meselesinde apaçık tezatların olduğu, gören gözler için su götürmez bir hakikattir. Buna bazı sorular sorarak açıklık getirelim: ABD’nin binlerce tır dolusu silah verdiği PYD Türkiye’ye göre terörist ise terörizmi destekleyen ABD nasıl dost ve müttefiktir? Rusya ve İran’ın yanında yer aldığı Esed rejimi Türkiye’ye göre katil ve zalim ise Astana ve Soçi süreçlerinde kolkola gezdiğiniz Rusya ve İran nasıl dost ve müttefiktir? Türkiye mazlum Suriye halkının ve haklı devriminin yanında ise çatışmasızlık bölgeleri, gözlem noktaları, Halep’in teslimi ve şimdi de İdlib’in teslimine hazırlık, hele Esed rejimi ile görüşme sinyalleri neyin nesidir? Bu soruları dürüstçe ve korkusuzca yanıtlayanlar görecektir ki ortada mazlum Müslümanlara karşı çok büyük bir tezgah söz konusudur. Mesele, “Suriye’nin toprak bütünlüğü” adı altında tüm Suriye’nin Esed rejimine teslim edilmesinden, akabinde ihanet masalarında ve diplomasi mahfillerinde rejimi meşrulaştırma sürecinden ibarettir. ABD bu plan çerçevesinde Türkiye, Rusya, İran, PYD/PKK, “Milli Ordu” adı altında birleştirilen muhalifler ve Esed rejimine belirli roller vermiştir ve sürecin seyrine göre bu aktörleri yönlendirmektedir. Türkiye ha bugün ha yarın operasyon yapacağım diye bas bas bağırırken, ABD’nin iznini ve onayını almadan parmağını kıpırdatamamaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’'ın geçen ay gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde Başkan Trump kendisiyle görüşmeye tenezzül etmemiş, aradan birkaç hafta geçmeden tekrar ayağına davet etmiştir. ABD bir yandan Suriye’deki askeri saldırıları yönlendirmekte, öte yandan siyasi süreci yönetmektedir. İdlib’in tasfiyesi ve rejime teslimi sürecinde gündeme gelebilecek büyük göç dalgasından endişe eden Türkiye, alternatif bir rota oluşturabilmek için PYD bahanesinin ardına sığınarak ABD’den onay beklemektedir. ABD ise şimdi DAEŞ’e karşı mücadelede müttefikim dediği PYD/PKK’yı üzmemek(!) için göstermelik olarak Türkiye’yi tehdit etmekte, öte yandan rejimin kucağına iterek rejimin Kürt bölgelerine açılımının zeminini hazırlamaktadır.

Türkiye’nin düzenlemek için ABD’den yeşil ışık beklediği bu operasyon, asla ve kat’a İslam’ın, Müslümanların, Türkiye’nin ya da Suriyeli kardeşlerimizin hayrına değildir. Orada tek bir Müslümanın kanının akması Allah katında Kâbe’nin taş taş yıkılmasından daha ağır bir günahtır. Açıkça ilan ediyoruz! Bu operasyonun hedefi PYD ile savaş değildir. ABD’nin müttefiki, rejim ve payandalarının dostu olan PYD’ye tek bir kurşun atılamayacaktır. Bilakis İdlib’te rejime ve sözde “Milli Ordu”ya karşı duran “terörist” damgalı muhaliflere açılacak savaşa zemin hazırlanmakta, Türkiye sınırına yığılacak binlerce masum insanın yönlendirileceği ve Türkiye’den gönderilecek mültecilerin yerleştirileceği yeni bir alan açmaya çalışılmaktadır. Allah’a hesap vereceğiniz gün vay halinize!

حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir Türkiye

SON HABERLER