loader
“DAHA İYİSİ İÇİN İMKÂN BULANA KADAR MONTRÖ’YE BAĞLIYIZ”

“DAHA İYİSİ İÇİN İMKÂN BULANA KADAR MONTRÖ’YE BAĞLIYIZ”

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 104 emekli amiralin bildirisi sonrası yaptığı açıklamada, bu girişimin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve art niyetli bir girişim olduğunu ve girişimin arkasında CHP’nin olduğunu söyledi. Montrö’ye şimdilik bağlı olduklarını açıklayan Erdoğan, Kanal İstanbul projesine karşı çıkanları da “en büyük Atatürk ve cumhuriyet düşmanıdır” diye tanımladı ve 2023 seçimlerini hatırlatarak oy istedi. 

Beştepe’de gerçekleşen ve 2 saat 10 dakika süren değerlendirme toplantısının ardından "İki gündür ülkemizi meşgul eden meseleyi ayrıntılarıyla değerlendirdik” diye sözlerine başlayan Erdoğan şöyle konuştu:

"Bir gece yarısı gerçekleştirilen bu eylem kesinlikle art niyetli bir girişimdir. Emekli amirallerin vazifesi 104 tanesi bir araya gelerek siyasi bir tartışma konusunda darbe imaları içeren bildiriler yayınlamak değildir. Emekli amiral sıfatıyla da olsa böyle bir girişim, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik bir bühtandır. Hiçbir emekli kamu görevlisinin topluca böyle bir yola tevessül etme hakkı yoktur."

Cumartesi gecesi 104 emekli amiralin yayınladığı bildirinin, seçilmiş bir yönetimi tehdit eden cümleler kapsayamayacağını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle devam etti:

"Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü, seçilmiş yönetimi darbeyle tehdit eden cümleleri kapsamaz. Türkiye'de demokrasiye yönelik her saldırı, bu tarz bildirilerin ardından gelmiştir. Bildiriye imza atan bazı emekli amiralleri işaret ederek “Fetö'cü hainlerin darbe girişimine karşı milletimizin yanında yer alırken görmedik" dedi.

“Daha İyisi İçin İmkân Bulana Kadar Montrö’ye Bağlılığımızı Sürdürüyoruz”

Montrö'ye şimdilik bağlı kaldıklarını söyleyen Erdoğan ileride değişikliğe gidilebileceğini, sözleşmeden çıkılabileceğini de işaret etti.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Montrö'nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar bu sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz. Amaç Montrö Sözleşmesiyle ilgili tartışmaya katkı sağlamaksa bunun mecrası bildiri yayımlamak değil, akademik dünyada görüş ifade etmektir. Montrö Sözleşmesi'nden çıkmayla ilgili hali hazırda ne bir çalışmamız ne de böyle bir niyetimiz vardır. Ama gelecekte bu ihtiyaç ortaya çıkarsa, ülkemizi daha iyisine kavuşturmak üzere her sözleşmeyi gözden geçirmekten de çekinmeyiz. Yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp gereken her tedbiri uygulama kararlılığımızı ortaya koyuyoruz."

“Bu İşin Merkezinde Muhalefet Partisinin ta Kendisi Var”

"Eski diplomatlardan, eski milletvekillerinden ülkemize karşı husumetleriyle bilinen sözde aydınlardan oluşan kimi kesimler, bir süredir benzer söylemlerle yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı hedef almaktadır. Üstelik bunların çoğu da ülkede dikili taşı olmayan, millete zerre faydası dokunmamış kişilerdir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisini demokrasiden yana tutum almaya çağırdıklarını dile getirdi.

Ayrıca Erdoğan, "Bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacaktır. Onlarla sandıkta hesaplaşacağız. Milleti ve milletin seçtiği yönetimi tehdit etme cüretini gösterenlere hadlerini yine milletimizle göstereceğiz." dedi.

 

Emekli amirallerin açıklaması ile ilgili, "Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var. Kendi ülkelerinin ve milletinin felaketinden iktidar devşirme peşinde koşan muhterisleri milletimizin takdirine havale ediyoruz." diyerek muhalefeti hedef aldı.

Erdoğan, "Demokrasi ve hukuk içinde çözülecek meselelerin darbe imalı bildirilerin bahanesi haline dönüştürülmesi anayasaya yönelik açık tehdittir. TSK'nın disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak fotoğraf veren askere olumlu bakmadık, bakmayız. Münferit bir hadise olduğu açıkça bellidir." değerlendirmesinde bulundu.

Kanal İstanbul

Erdoğan, "Türkiye'nin milli egemenlik haklarını tahkim edecek bu projeye karşı çıkanlar, en büyük Atatürk ve cumhuriyet düşmanıdır." diyerek projeye karşı çıkanları suçladı.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye, Kanal İstanbul sayesinde İstanbul Boğazı'ndaki ağır deniz trafiği yükünü hafifletirken Montrö'deki sınırlamaların dışında tamamen kendi egemenliğinde bir alternatife kavuşmuş olacaktır. Bu bizim egemenlik mücadelemizdir."

SON HABERLER