loader
28 ŞUBAT BİTMEDİ: HİZB-UT TAHRİR’E YÖNELİK YARGI ZULMÜ DEVAM EDİYOR!

28 ŞUBAT BİTMEDİ: HİZB-UT TAHRİR’E YÖNELİK YARGI ZULMÜ DEVAM EDİYOR!

Köklü Değişim Medya

Dünyanın dört bir yanında Müslümanlara yönelik saldırılar artarak devam ediyor. Bir yanda sömürgeci kâfir devletlerin saldırıları diğer yanda Avrupa’da yaşayan Müslümanlara yapılan terörist saldırılar… Bir diğer yanda da İslâm beldelerinde Müslümanlara yönelik olarak yaşatılan yargı zulümleri…

Bugün takvimler 28 Şubat 2020’yi gösteriyor. “Bin yıl sürecek!” denilen 28 Şubat post-modern darbesi, bundan 23 sene evvel yaşanmış ve Müslümanların başına balyoz gibi inmişti. İşte bugün, üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen hâlâ darbenin mağdurları olarak onlarca Müslüman cezaevinde hükümlü olarak tutulmakta. Korkudan kapakları açılmayan üzeri tozlanmış hukuksuz 28 Şubat yargı dosyaları var.

Bu Müslümanlar kendilerine uygulanan zulmün ne zaman son bulacağını bekleyip duruyorlar. Zulmün ne zaman son bulacağını da maalesef kimse bilmiyor. Ömürleri cezaevinde heder edilmiş Müslümanlar bir yanda kendileri için geç kalmış “adaleti” beklerken bir taraftan da yargı zulmü mağdurlarına yeni yeni Müslümanlar katılıyor.

“28 Şubat zulüm bitmedi!” dedirten bu zulümlerin bugün en bariz örneklerinden birini, Hizb-ut Tahrir üyelerinin yargılamalarında görüyoruz. Kemalist darbecilerden çekmediğini paralel yargıdan çeken bu Müslümanlar, iftiralar, kumpaslar, karalamalar ve düşman ceza hukukuna göre yürütülen haksız yargılamalarla mağdur edildiler, ediliyorlar.

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Mahmut KAR, geçtiğimiz Salı günü düzenlediği gündem değerlendirme toplantısında Müslümanların yaşadığı bu yargı zulmüne dikkat çekmiş ve Ergenekon, Balyoz sanıklarının beraat ettirilip tazminatla ödüllendirilirken Hizb-ut Tahrir üyelerinin zindanlara atıldığını söylemişti.

“Bu kadar mağduriyet ve zulümden sonra yargının zalimliği, adaletsizliği görüldü, görüldü de kim için? Mazlum Müslümanlar için mi yok? Müslümanlar, “Ha, şimdi bitti” diye umutlandılar ama yine olmadı. Müebbet hapisle cezaevlerine konmuş, mahkûm olmuş Ergenekon ve Balyoz sanıklarının tamamı kısa süre içinde beraat ettirilip yüksek tazminatlar ile ödüllendirildiler. Ama haklarında Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı olan Hizb-ut Tahrir üyeleri hâlâ zindanlarda.” diyen Kar, en üst mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nin, “Hizb-ut Tahrir ‘terör örgütü’ kapsamında tutulamaz, mensupları ‘terör örgütü üyesi’ olarak yargılanamaz, suçlanamaz!” kararının görmezden gelinmesinin anlaşılamaz olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin farklı illerinde hükümlü olarak cezaevinde tutulan Hizb-ut Tahrir üyeleri; Nihat KURTARAN, Nurettin GÖSUGÜZEL, Sena ARAT, Murat SAVAŞ, Ali Rıza TÜRKDEMİR, Hacı Ahmet SAVAŞ ve Ömer GÖK kendilerine yapılan haksız, adaletsiz uygulamanın son bulacağı günleri bekliyorlar.

YEREL MAHKEMELER AYM KARARINA UYMUYOR!

İstanbul 12. Ağır Ceza, Bursa 2. Ağır Ceza ve Konya 4. Ağır Ceza Mahkemeleri Hizb-ut Tahrir üyeleri lehinde verilen AYM kararına uymayarak bu kişilerin yeniden yargılama taleplerini reddediyor.

Yerel mahkemelerin bu keyfi uygulamaları, maalesef mağduriyetlerin devam etmesine, -varsa- adaletin gecikmesine ve 28 Şubatçı zihniyetin varlığını hâlâ sürdürdüğüne ya da paralel yargı zulmünün yargı sürecinde hâlâ etkili olduğuna dair şüphelerin haklı çıkmasına sebep olmaktadır.

Dileriz ki bu 28 Şubat, zalimlerce cezaevinde tutulan mazlum Müslümanlara uygulanan her türlü zulmün sona erdiği bir 28 Şubat olsun!

#YargıZulmüneDurDe

SON HABERLER