24 Mayis 2018 - 9 Ramazan 1439
Evsizler, Kapitalizmin İnsana Verdiği Değeri Gösteriyor
2018-02-13 17:11:55 | Ajanslar | Evsizler, Kapitalizmin İnsana Verdiği Değeri Gösteriyor
Kapitalist ideoloji insanlık sorunlarını çözmek bir yana yeni sorunlar üretir bir durumda. ‘Evsizler/homeless’ diye anılan ve dünyada sayıları yaklaşık 1,5 milyarı bulan insanların hali de binlerce sorundan sadece biri.

Köklü Değişim Medya

Kapitalist ideoloji insanlık sorunlarını çözmek bir yana yeni sorunlar üreten bir durumda. “Evsizler/homeless” diye anılan ve dünyada sayıları yaklaşık 1,5 milyarı bulan insanların hali de binlerce sorundan sadece biri.

Bugünkü ajans haberlerinde; “farklı coğrafyalardan, farklı umutlarla Rusya'nın başkenti Moskova'ya gelen ancak umduklarını bulamayan evsizlerin, dondurucu soğuklarla mücadelesi” gündeme geldi.

“Doğu Avrupa'dan Uzak Doğu'ya, çok geniş bir coğrafyanın "cazibe merkezi" Moskova'ya büyük umutlarla gelip evsiz kalan binlerce kişi, dondurucu soğuklarda hayat mücadelesi veriyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş ve yaptırımlar nedeniyle ekonomik sıkıntıların devam ettiği Rusya’da sosyal hizmetlere ayrılan bütçeler yetersiz kalırken, ülkede yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı da son 10 yılın en yüksek seviyesine çıkarak geçen yıl itibarıyla 20 milyona yaklaştı.

Rus ekonomisinin kalbinin attığı başkent Moskova’da resmi rakamlara göre 13 bin, sivil toplum kuruluşlarının tahminlerine göre ise yaklaşık 100 bin kişi sokaklarda yaşıyor.

Hava sıcaklığı ortalaması kış aylarında sıfırın altında 10 olan, yoğun kar yağışı ve fırtınanın sık sık görüldüğü Moskova’da her yıl yüzlerce evsizin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Evsizler, metro istasyonları, boş vagonlar ve terk edilmiş binalarda hayatta kalmaya çalışıyor.”

Moskova’nın soğuk gecelerinden korunmak için umumi tuvaletleri bile kullanan evsizlerin dünya genelindeki durumları da Rusya’dakinden farklı değil.

Kapitalist Sömürü Çarkı Çalışıyor: 1,2 Milyar İnsan Evsiz

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) Temmuz 2017’de yayınladığı “Dünya Kaynakları” başlıklı rapora göre; 330 milyon hane ve buna karşılık gelen 1,2 milyar insan “sürdürülebilir ve karşılanabilir barınma garantisinden mahrum” yaşıyor. Bu rakamın 2025 yılında yüzde 30 artarak 1,6 milyar insanı bulacağı tahmin ediliyor.

ABD'de Dünyanın en Fazla Evsizi Bulunuyor

Modern ve gelişmişlik için insanların karşısına yegâne ölçü olarak çıkartılan, “muasır medeniyet” olarak gösterilen Batı’da yaşayan milyonlarca evsizin varlığı, kapitalizmin gerçek yüzünü gözler önüne seriyor.

Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD, dünyanın en yüksek evsiz kadın ve çocuk oranıyla 1 numara! Her geçen yıl evsiz sayısında büyük artış yaşayan ABD’de Evsizlik ve Yoksulluk Ulusal Hukuk Merkezine (NLCHP) göre, yıllık toplam 3,5 milyon civarında kişi evsizlik deneyimi yaşıyor. Yılın herhangi bir gecesinde ise ortalama 600 bin evsiz insan var. ABD’nin en kalabalık şehri ve en büyük finans merkezi olan New York, ışıltılı caddelerinin aksine resmi verilere göre 60 binden fazla evsiz nüfusuyla ülkenin en çok evsizini barındırıyor. California eyaletinin melekler şehri Los Angeles’ta ise evsiz nüfusu 58 bini geçmiş durumda.

İngiltere'de Evsizlerin Sayısı En Yüksek Seviyede

İngiltere Parlamentosu Kamu Hesapları Komitesinin evsizler üzerine hazırladığı rapora göre, İngiltere’de evsizlik “ulusal kriz” boyutuna ulaşmış durumda. Rapora göre sokakta uyuyanların sayısı 2011’den bu yana yüzde 134, geçici barınaklarda kalanlarının sayısı ise yüzde 63 arttı. Ülkedeki sivil toplum kuruluşlarına göre ise evsiz sayısı resmi rakamların çok daha üstünde. İngiltere’de Shelter Vakfı tarafından 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkede 255 binden fazla evsiz bulunuyor. Vakıf,  evsiz sayısında yaşanan artışı derinleşen konut krizine, ateş pahası kira ücretlerine bağlıyor.

Alman Evsizlere Yardım Çalışmaları Birliğinin (BAG) açıkladığı verilere göre Almanya’da kalacak evi olmayanların sayısı yüzde 150 artarak 850 bine ulaştı. 2018’de bu sayının 1 milyon 200 bini bulacağı tahmin ediliyor.

Fransa’da Abbe Pierre Vakfının 2014 yılındaki araştırmalarına göre ülke çapında 141 binden fazla kişi sokakta yaşıyor, 3,5 milyondan fazla kişinin ise kalacak düzenli bir evi yok veya insanlık dışı şartlarda yaşıyor.

Türkiye’de ise evsizlerle ilgili faaliyet yürüten Şefkat-Der’in araştırmalarına göre kalıcı, sağlıklı barınma hakkından yoksun 1 milyon kişi bulunuyor. Ancak savaşlarla birlikte Türkiye’ye gelen göçmenlerin, ekonomik krizle birlikte işsiz kalıp evsizliğe sürüklenenlerin sayısının her geçen gün arttığı ve geniş ölçekte araştırma yapılmayan Türkiye’de evsizlerin gerçek sayısına ulaşmak güç.

Evsizler Dünya Kupası Vakfının (Homeless Word Cup Foundation) çeşitli araştırma sonuçlarından elde ettiği istatistikler, Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika’ya yükselen evsizlik sorununun resmini çiziyor.[2] Bu istatistiklere göre; Güney Afrika’da 2,5 milyon konut açığı var. 7,5 milyon Güney Afrikalı ise yeterli konuta erişimden yoksun. Dünyanın en büyük finans merkezlerinden biri olan Hong Kong’da yaklaşık 200 bin insan “tabut evler”de ya da çatı katlarında yaşıyor. Yaklaşık 5 milyon insanın evsiz olduğu Rusya’da sadece 2012/2013 yıllarında Saint Petersburg’da soğuktan donarak ölen evsiz sayısı 1024. Hindistan’da ise 78 milyon insanın evsiz olduğu tahmin ediliyor. (Geçtiğimiz aylarda Donald Trump’ın kızı Ivana Trump’ın Hindistan’a yapacağı ziyaret öncesinde ülkenin güneyindeki Haydarabad bölgesindeki evsizler sokaklardan toplatılarak rehabilitasyon merkezlerine kapatılmıştı. Şehrin “imajı” için Haydarabad polisi tarafından evsizlerin sokaklardan temizlendiği bölgede 7 Ocak’a kadar sokaklarda dilenmek yasaklandı. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkeler arasında yer alan, fakat yükselen yoksulluk oranının da bir o kadar yüksek olduğu Hindistan’da evsizler –egemenlere rahatsızlık vermemek için– sokaklarda dahi barınamıyor.) Ortadoğu’da, Afrika’da ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlarla, göçlerle, büyük felâketlerle birlikte bu rakamlar hızla büyüyor. Güncel araştırma ve çalışmaların yetersizliğinden ötürü istatistiklere yansımayan rakamları da dâhil edersek evsizlik, kapitalizmin insanlığın başına açtığı önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

WRI Ross Center for Sustainable Cities Global Direktörü Ani Dasgupta şöyle demiş: “2050 yılına gelindiğinde 2,5 milyar insan daha şehirlerde yaşayacak ve bu artışın yüzde 90’ı Asya ve Afrika kıtalarında gerçekleşecek.”

Dünyada 4 milyar insan temel haklardan yoksun!

Kapitalizm, insanları kendi vadettiği haklardan bile mahrum bırakıyor. Verilere göre dünyada 4 milyar insan en temel haklarından mahrum şekilde yaşamaya çalışıyor.

•Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 45’i en az bir sosyal koruma programının kapsamında.

•Bu oran Afrika’da yüzde 18, Asya ve Pasifik’te yüzde 39.

•Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 29’u çocukluk, analık, işsizlik, iş kazası, meslek hastalıkları, yeti yitimi, yaşlılık ve sağlık alanlarındaki sosyal haklardan tam olarak yararlanabiliyor.

•Dünyada çocukluk ve aile haklarından yararlanabilen çocukların oranı yüzde 35 (1.3 milyar çocuk kapsam dışında.)

•Analık haklarından yararlanabilenlerin oranı yüzde 41 (83 milyon anne kapsam dışında.)

•İşsizlik durumundaki haklardan yararlanabilenlerin oranı yüzde 22 (152 milyon işsiz kapsam dışında.)

•Yeti yitimi haklarından yararlanabilenlerin oranı yüzde 28 (yeti yitimlilerin çoğu hiçbir korumaya sahip değil.)

•Emeklilik haklarından yararlanabilenlerin oranı yüzde 68 (196 milyon yaşlının emekliliği yok.)

•Kırsal nüfusun yüzde 56’sı, kentsel nüfusun ise yüzde 22’si evrensel nitelikli sağlık hakkından yoksun.

‘Evsizler Karşıtı Mimari’de Yeni Tasarımlar

Dünyada durum bu haldeyken zaten düşmüş olan evsizlerin halini düzeltmek, onları topluma faydalı birer fert haline getirmek bir yana, bir köşe ya da bir bank bulup orada uyumasına da izin vermiyor kapitalist kafa. Öyle ki, Batı’da ve özellikle ABD’de “Anti-homeless architecture” (evsizler karşıtı mimari) denilen bir mimarlık anlayışı gelişti. Sokaklarda, kaldırım ve banklarda yatan evsizlerin buraları kullanamaması için yeni tasarımlar üretiliyor.

Kapitalist bakış açısının hayata yansımasının son örneklerinden biri sayılabilecek olan bu “evsizler karşıtı mimari” ile bu ideolojinin insanlık için vadettiği hayat, İslâm medeniyetinin -binalarda kuşlar için yaşam alanları yapan, vahşi hayvanlar aç kalmasın diye dağlara yiyecekler saçan, insanlar ihtiyaç duyduklarında diledikleri gibi/kadar kullanabilsinler diye cami avlularına sadaka taşları yerleştiren- insan merkezli anlayışının yanından bile geçemiyor.

İşte kapitalizmin vadettiği yaşam modelinde gelinen seviye. 
Dillere destan Ensar-Muhacir kardeşliğini tarihin altın sayfalarına yazdıran İslâmi nizam hayata hâkim olana kadar maalesef insanlık bu kapitalist sömürüye mahkûm!


Yorumlar

SON HABERLER