21 Ocak 2018 - 4 Cemaziye'l-Evvel 1439
ABD'nin Sözde 'Yüzyılın Anlaşması' Planında Prens Selman Aracı
2018-01-11 12:47:28 | Ajanslar-Köklü Değişim Medya | ABD'nin Sözde 'Yüzyılın Anlaşması' Planında Prens Selman Aracı
Amerika, Filistin-İsrail barış sürecine temel olması için hazırladığı ve sözde "yüzyılın anlaşması" olarak isimlendirdiği planını, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman aracılığıyla Filistin yönetimine bildirdi.

Köklü Değişim Medya

Amerika, Filistin-İsrail barış sürecine temel olması için hazırladığı ve sözde "yüzyılın anlaşması" olarak isimlendirdiği planını, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman aracılığıyla Filistin yönetimine bildirdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmed Mecdalani, yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'ın damadı ve üst düzey danışmanı Jared Kushner'in "yüzyılın anlaşması" ile ilgili ayrıntıları Prens Selman'a aktardığını, onun da bu bilgileri Filistin tarafıyla paylaştığını söyledi.

Mecdalani, Prens Muhammed aracılığıyla, ABD yönetimine, Filistin-İsrail barış sürecinde Arap Barış Planı'nı temel aldıklarını ilettiklerini, ABD'nin de Filistin'in tutumundan vazgeçmeyeceğine ikna olduğunu dile getirdi.

"Anlaşma, İran'a Karşı ‘İsrail-Arap İttifakı’ Üzerine Kurulu"

ABD'nin hazırladığı söz konusu planı "Filistin meselesinin tasfiyesi" olarak niteleyen Mecdalani, "Anlaşma, İran'a karşı ‘İsrail-Arap ittifakı’ üzerine kurulu." dedi.

Mecdalani ayrıca, Filistin yönetiminin, 14 Ocak'ta düzenlenmesi planlanan FKÖ'ye bağlı Filistin Merkez Konseyi toplantısında kararlı ve önemli adımlar atacağına işaret etti. Filistinli yetkili, FKÖ Yönetim Kurulu'nun, Devlet Başkanı Mahmud Abbas başkanlığında cumartesi günü toplanacağını ve FKÖ Siyasi Komitesi'nin sunduğu önerileri değerlendireceğini aktardı.

FKÖ Siyasi Komitesi dün, Filistin Merkez Konseyi toplantısında tartışılması için tavsiye niteliğinde 19 maddelik bir belge yayımlamıştı. Belgedeki en önemli başlıklar arasında "İsrail, Filistin devletini tanıyıncaya kadar FKÖ'nün İsrail'i tanımasının askıya alınması, Tel Aviv yönetimiyle ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkilerinin sınırlandırılması ve 'Filistin yönetimi' aşamasından 'işgal altındaki devlet' aşamasına geçilmesi için plan yapılması" yer almıştı.

Filistin Merkez Konseyi'nin, "Kudüs, Filistin'in ebedi başkenti" temasıyla düzenleyeceği toplantıda, ABD Başkanı Trump'un Kudüs kararına verilecek yanıtların tartışılması bekleniyor.

‘Arap Barış Planı’ Filistin İçin Çözüm Olur mu?

Arap Birliği'nin Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 2002'de düzenlediği zirvede, "1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması, Filistinli mültecilerin sorununa adil çözüm bulunması, İsrail'in, Suriye'de Golan Tepeleri ile Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği topraklardan çekilmesi, karşılığında da Arap ülkelerinin İsrail'i tanıması ve ilişkilerini normalleştirmesini" öngören Arap Barış Planı kabul edilmişti.

1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması ve tanınması öncelikle Yahudilerin varlığını meşru bir devlet olarak kabul etmektir ki, Amerika’nın istediği tam da budur. ABD, dayattığı ‘iki devletli çözüm’ planı ile “İsrail’e” bu şekilde bir meşruiyet sağlamak arzusundadır.  Altın tepside sunulan sözde çözüm önerileri, gerçek çözüm değildir. Bunlar, Yahudi varlığını meşrulaştırmayı esas alan Batılı kâfirlerin sözde çözüm planlarıdır.

Filistin de İki Devletli Çözüm ‘ABD Planı’

ABD yönetimi her fırsatta "güvenlik ve barış içerisinde yana yana yaşayacak Filistinliler için bir devletin ve Yahudiler için bir devletin", ‘iki devletli’ çözümün Ortadoğu bölgesinde güvenliği ve istikrarı sağlayacak tek yol olduğunu tekrarlamaktadır.

Tüm Müslümanlarının bilmesi gereken temel husus; Filistin meselesinde “tek devletli çözüm” planı İngilizlere ait olması, buna karşılık “iki devletli çözüm”de ABD’nin planı olmasıdır.

Ne tek devletli, ne de iki devletli çözüm, gerçek çözüm değildir. Her ikisi de Yahudi varlığını meşrulaştırmayı esas alan Batılı kâfirlerin sözde çözüm planlarıdır.

İki devletli çözüm, Doğu Kudüs’ü Müslümanların başkenti, Batı Kudüs’ü Yahudi varlığının başkenti olarak tanımaktır. 1967 sınırlarını tanımak Gasıp Yahudi işgalini meşru saymaktır. Kaldı ki, kutsal mekânlar (Mescid-i Aksa gibi) Batı Kudüs toprakları içerisinde kalmaktadır.

İki devletli çözüm, İslam’a ve Müslümanlara ait Filistin topraklarının gaspını pekiştirmektedir. Filistin meselesi, bütün Müslümanların ortak meselesidir.

Oysa Filistin için gerçek çözüm, İslam’ın yönetim sistemi olan Raşidi Hilafettir. Bu çözüm hem gasp edilen Filistin toprakları için gerçek ve kesin bir çözüm olduğu gibi, diğer İslami beldelerin ve Müslümanların kurtuluşu için de “gerçek bir çözüm” projesidir.

Müslümanlar açısından konunun önemine binaen şu hususlara dikkat edilmelidir:

1- “İki devletli çözüm, İslami açıdan kabul edilemez olup İslam hukukunda kesinlikle haramdır.” İslam’a göre Yahudi varlığı yok hükmündedir. İki devletli çözüm, Yahudi varlığını pekiştirmek ve onu meşru bir varlık haline getirmektedir.

2- Yahudiler ile yapılan doğrudan veya dolaylı müzakerelerin, anlaşmaların kimseye faydası olmayacaktır. “Yahudiler iftiracı bir kavim olmakla beraber, Müslümanları katlederek mallarını yağmalamakta, ahitlerini ve anlaşmalarını bozmada bir beis görmezler.”

3-ABD ve Avrupa, Müslümanlara hakem değil hasımdır.” Çatışma, Müslümanlar ile haçlı zihniyetine sahip Batılı kâfirler arasında olup Yahudiler, Avrupa ve Amerika'nın taşıdığı haçlı kininin arkasına saklandığı mızrak başından öte bir şey değildir.

4- “Müslümanlara ait sorunların çözüm yeri ABD, AB ve BM değildir.” Bu kurumlar Müslümanlar ile Yahudiler arasındaki anlaşmazlıkta çözüm değil, çözümsüzlük sunarlar.

Filistinli Ailelerin Tarım Arazileri Buldozerlerle Tahrip Edildi

Öte yandan Yahudi varlığı, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Madama beldesinde bazı Filistinli ailelere ait tarım arazilerini buldozerlerle tahrip etti.

Yahudi işgalciler, Filistinlilere ait tarım arazilerine zarar verirken İsrail askerleri de duruma tepki gösteren belde sakinlerine müdahale etti. Bu sırada, olayları görüntülemeye çalışan Anadolu Ajansı foto muhabirinin de aralarında olduğu 5 Filistinli gazeteci de İsrail askerleri tarafından bir süre alıkonuldu.

AA foto muhabiri Nidal İştiyye, askerlerin basın kimliklerine el koyduğunu ve beldede yaşanan olayları görüntülemelerini engellediğini belirtti.

Madama Beldesi Belediye Başkanı İhab el-Kat, yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin belde sakinlerine plastik mermi ve göz yaşartıcı bombalarla saldırdığını söyledi.


Yorumlar

SON HABERLER