17 Ekim 2017 - 26 Muharrem 1439
Sanal Âlem Sandığınız Gibi Değil!
2017-08-04 16:00:00 | Ahmet Sivren | Sanal Âlem Sandığınız Gibi Değil!

İnternet, hayatı kolaylaştırmak ve hızlı bir şekilde habere, bilgiye ulaşmak açısından önemli bir araç. “Sanal âlem” olarak da adlandırılan bu platform, isminden de anlaşılacağı üzere “sanal”… Yani her şey bir şeffaf camın arkasında oluyor; gerçeğe de etki ederek tabii…

Fakat sanal âlemde okuduğunuz, gördüğünüz, işittiğiniz her haber doğru olmayabilir. İnternet, her ne kadar önemli bir bilgi kaynağı da olsa aynı zamanda ciddi bir manipülasyon aracı… Dolayısıyla herhangi bir bilgi paylaşılmadan, kendisi hakkında yargıya varılmadan önce doğruluğu konusunda şüphelerin giderilmesi, doğrulanması da önemli.

Bu, yani doğrulama, bir ihtiyaç olarak ortaya çıkınca, yine sanal ya da reel medyada yer alan haberlerin doğrulanmasına dair siteler, bloglar, sayfalar açılması da bir gereklilik olmuş.

“Reuters Gazetecilik Enstitüsü, Google Dijital Haber İnisiyatifi desteğiyle ‘Avrupa’da Haber Doğrulama Sitelerinin Yükselişi’ başlıklı bir rapor yayımladı. Rapora göre, bu tür siteler ilk olarak 2000’lerin başlarında ABD’de karşımıza çıkıyor ve giderek diğer ülkelere de yayılmaya başlıyor. Bugünkü en güncel veriler dünyada 119 konuyla ilgili aktif grup olduğunu ortaya koyuyor. Bunların yüzde 90’ından fazlası 2010’dan bu yana, 50’den fazlası da son iki yılda kuruldu. İlk siyasi haber doğrulama sitesi 2005’te İngiltere’deki seçimlerde bir blog aracılığıyla Channel 4 News tarafından hayata geçirildi. 2008’de benzer oluşumlar Fransa ve Hollanda’da hayata geçti ve bunun ardından 2010 sonuna dek 10 ülkeye yayıldı. Rapor kapsamında değerlendirilen Avrupalı sitelerin birçoğunun, örneğin Channel 4 News, bir gazetecilik örgütüyle bağı bulunuyor. Araştırma kapsamındakilerin yüzde 60’ı bağımsız bir girişim veya bir STK’nın projesi olarak çalıştığını aktarıyor. Bazı siteler ise kendilerini gazeteci etiketiyle ele alınmaktansa, doğrulamayı, siyaset ve medya reformunun bir parçası olarak ele alınmayı yeğliyor.”[1]

İşte bu doğrulama siteleri, manipülatif haberlere yönelik olarak gerekli araştırmaları yapmak suretiyle -çoğu zaman- doğru/yanlış olduğu konusunda bir hükme varıp merakları gideriyor. Tabii yapılan araştırma teknikleri, varılan hükmün doğruluğu kimi zaman tartışma konusu olabiliyor. Fakat şurası kesin bir husus ki ister sanal, ister reel medya olsun, yapılan paylaşımlar manipülasyona açık!

Geçtiğimiz yılın en mühim olayı 15 Temmuz darbe girişimiydi, şüphesiz. Medya, tüm unsurlarıyla ön plandaydı; hem darbe girişimi öncesi hem de darbe girişimi sonrası… Darbelerin vazgeçilmezi olan “darbe bildirisi”, yine bir medya aracı olan devlet televizyonundan okundu. Darbeye karşı durulması ve direnilmesi mesajları da Cumhurbaşkanı, başbakan ve diğer devlet ve hükümet yetkililerince yine özel televizyon kanallarından sosyal medya (Facetime) aracılığıyla veriliyordu, buna mukabil…

Halk, darbecilere karşı direniş için sosyal medya üzerinden örgütleniyor, insanlar anlık gelişmeleri ve toplanma bölgelerini Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçlarından birbirlerine aktarıyorlardı. Yine hadiseler hakkındaki son gelişmeler, saydığımız bu sosyal medya araçlarıyla anlık olarak kayıt altına alınarak ajanslarda, ana haber bültenlerinde “son dakika” olarak gündeme düşüyordu.

Fotoğraflar, ses ve görüntü kayıtları, o melun girişimin en kritik anlarını TV ekranlarını, gazete manşetlerini, tarih sayfalarını bu sosyal medya araçları marifetiyle zapt ediyorlardı. Bununla birlikte yalan, uydurma haberler de halkın duygusal yoğunluğundan faydalanılarak bir manipülasyon aracı olarak kullanıyordu. (İşte bu haberlerden bir kaçını bir haber doğrulama sitesi olan teyit.org derlemiş. Dileyen, aşağıdaki linkten[2] ilgili doğrulama/yanlışlama haberlerine bakabilir.)

Sosyal medya kullanımının giderek yaygınlaşması, kimilerinin gerçek-sahte (fake) hesaplarla insanları kendi doğrularına inandırma çabaları ve bu uğurda (sosyal medya mecrasında) her yolu “mubah” görmeleri, “yalan haber” gerçeğiyle bizleri karşı karşıya bırakıyor. Öyle ki bu yalan haberler ve manipülasyonlarla kimilerinin yuvaları yıkılırken, kimileri de ekmeğinden oluyor[3].

Facebook, Google+, Twitter, Instagram gibi bir takım sosyal medya platformlarının hayatımızı sarıp sarmaladığı şu zaman diliminde, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak neredeyse –biraz mübalağa edersek- samanlıkta iğne aramak gibi… Hatta iş öyle bir hâl aldı ki, yine sosyal medya mecrasında doğru habere ulaşma yöntemlerine dair makaleler, ipuçları[4] yayınlanır oldu.

“7.476 milyarlık Dünya’da 3.773 milyar internet kullanıcısı mevcut. Yine 2.789 milyarının sosyal medya kullanıcısı olduğu tespit edilen mecrada, Türkiye’deki aktif sosyal medya kullanıcı sayısı 48 milyon. Fakat bu sayının tekil kullanım olmadığını belirtelim.”[5]

Sosyal medya platformları bağlamında, kullanım sıralamasında Türkiye’de Facebook’tan sonra ikinci sırada yer alan Twitter’ın manipülasyon etkisi üzerine kimi yorumlar dikkat çekici.

Data & Society Research Institute’un yakın zamanda yayınladığı Medya Manipülasyon Mekanizmaları Raporu’nun editörlerinden Alice Marwick şöyle diyor: “Gazeteciler Twitter’da bir hikâyenin büyüdüğünü gördüklerinde, hikâyenin alternatif bir çerçeve içinde olduğu ya da komplo teorisi olup olmadığı gözetilmeksizin, bunu haberleştirmeyi bir sorumluluk olarak görüyorlar. Çünkü haber yapmazlarsa yanlı olmakla suçlanabilirler.” [6]

“Botlar[7], grupların herhangi bir sosyal medya platformunda olduğundan daha yüksek sesle konuşmalarını sağlıyor, böylece Twitter’ın bir megafon olarak kullanılmasına izin veriyor. Bu durum belirli bir siyasi aday ya da kampanya için ‘üretilmiş konsensus’ olarak adlandırdığım, popülerlik yanılsamasını inşa ediyor.”  diyor Oxford Üniversitesi Hesaplamalı Propaganda Projesi’nin yöneticisi ve araştırmacısı Samuel Woodley.[8]

Hak ya da batıl, insanlar topluma etki etmesini istedikleri fikirlerini -kimi botları, kimileri de müntesibi oldukları organizasyon/yapı/grupları kullanarak- mezkûr sosyal medya mecraları marifetiyle gündem etmek istiyor. Bu minvalde en öne çıkan platformun, Twitter olduğunu söylemiştik. Twitter'de trend topic (TT) olmak, gündeme gelmek için önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor bugün.

Hatta iş öyle bir hâle geldi ki TT olmak için Twitter, zaman zaman düzenleme yaptığı bir takım kriterler[9] belirlemek zorunda kaldı. TT olmak için bu kriterlere uygun olarak ciddi planlamalar, grup organizasyonları yapmak, doğru-yanlış, hak-batıl bütün gündem çalışmaları için olmazsa olmaz. Ya da yapılabilirse, bu işin doğal mecrasında “rüzgârı arkaya almak” olarak da tabir edebileceğimiz, insanların dikkatlerini çekip katılımlarını sağlayacak bir konu üzerinden etkili bir hashtag[10] ile yürümek

Sanal âlemde gündem olma çabasında karşılaşılan sorunlardan biri, gündem edilmeye çalışılan hashtag’in TT listesinden kimi karanlık(!) ellerce düşürülmesi… Çeşitli komplo teorilerinin üretilmesine de sebep olan bu düşürülme olayının Twitter yetkililerinin bilgisi ve dahli dışında olması mümkün değil gibi görünüyor.

Yine sanal âlemdeki bir başka sorun ise Twitter, Facebook, Instagram, vd. sosyal medya araç hesapları ya da web sayfalarının “hack”lenme[11] diye tabir edilen, bu iş üzerinde kendisini özel olarak yetiştirmiş bir takım gizli-açık kişi ya da gruplarca ele geçirilmesi. Özellikle kendi görüşüne aykırı dinî ve siyasi paylaşımların varlığını kabullenemeyen ya da kendi fikri-siyasi-dinî duruşunun tanıtımını yapmak isteyen veyahut tıklanmasını/görüntülenmesini sağlayarak para kazanmak amacıyla çeşitli ticari, pornografik, vb. içeriklerin reklam linklerini gönderen hackerların başvurdukları bu yöntem, kişisel/kurumsal verilerin çalınmasından tutun da çeşitli virüs, trojan, spam gibi bazı casus yazılımların bilgisayarınızda yayılması suretiyle ciddi hasarlara da sebebiyet verebiliyor.

Bir de hizmet sağlayan sosyal medya uygulamasının, kabul edeceğinizi deklare ettiğiniz “katılım ve kullanım şartları”na aykırı gördüğü durumlarda hesabınızı kapatması var. Bu, kimi zaman yaptığınız bir paylaşımın kimi kullanıcıları bir şekilde rahatsız etmesi sonucu şikâyetleri üzerine olurken, kimi zaman da sosyal medya uygulamasının kendisi tarafından tespit edilen bir kural ihlali üzerine olabilir…

Belki liste daha da uzatılabilir fakat sanal âlemde “kullanım açısından” karşılaşılan sorunları genel anlamda burada sıralamış olduk. Bu sıralamayla sosyal medya araçlarına müdahale unsurlarının altını çizmek ve sistemin kendi kurduğu düzene aykırı görmesi hâlinde çeşitli enstrümanlarla sanal medyaya müdahale imkânının olduğunu da ortaya koymak istedik. Yine gördük ki sosyal medya bir manipülasyon aracı olmaya açık bir mecra.

Bu minvalde bir kullanıcının, sosyal medyayı verimli şekilde kullanmasının belki de en önemli şartlarından biri, manipülasyona açık bir ortamda bulunduğunu bilmesi olacaktır. Kendisini yönlendiren unsurlar karşısında dikkatli olmalı, farkında olmadan batılın/şerrin ateşine benzin taşımamalıdır.[12]

@ahmetsivren



[7] Gerçek kişi olmayıp sanal olan, robot. (A.S.)

[10] Etiket: Çoğunlukla # sembolünden hemen sonra gelen herhangi bir sözcük veya ifadedir.

[11] Hack (hack), şahsî bilgisayarlara veya çeşitli kurum ve kuruluşlara ait bilgisayarlara ve ağlara izinsiz olarak giriş yapma işi. Hacker (hacker) ya da bilgisayar korsanı: Hack yapan kişi.

[12] Bakınız: Paylaşmak Ortak Olmaktır! Musa Bayoğlu

Yorumlar

Ahmet Sivren
YAZARIN DİĞER YAZILARI