loader

Batı’da İslâm Korkusu Egemen Oldu

Batı’da İslâm Korkusu Egemen Oldu

Korkunun bir neticesi olarak ise halk desteğini gören ve medyanın yoğun desteği ile sağ popülizm akımı oluşturulmuştur ve son yıllarda güçlendikçe güçlenmektedir.

Hak ile batıl Rabbimizin buyruğu üzere gece ile gündüz, beyaz ile siyah gibidir. Hak ile batıl hiç bir zaman birbiri ile mücadele etmekten geri durmayacaktır. Nitekim o gün geldiğinde hak batıla galebe çaldığında ve dünyada hak egemen olduğunda zaten mücadelenin, imtihanın bir anlamı kalmayacak ve Allahualem kıyamet kapımıza dayanmış olacak. Lakin bir müslüman için hak hiç bir zaman kaybetmiyecek ve batıl her zaman yok olmaya mahkum olacak. Nitekim Rabbimiz Kuranı Kerim’inde şöyle buyuruyor:

وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

“De ki: Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.” [İsra 81]

Dolayısıyla Müslüman olarak bizler aklımızdan şu gerçeği hiç bir zaman çıkartmamak zorundayız. Hayatta yaşadığımız sürece batıl batıllığını yapacak ve hak yolunda olanları, düşmanı bilecek ve onları imha etmeye çalışacak. İşte bu gerçek, Batı’da -özellikle 2001 yılından sonra- yaşanmakta ve soğuk savaş sonrası en büyük düşmanın İslâm olduğu dillendirilmektedir. Bu konuda Amerikalı siyaset bilimci ve bir dönem Savuma Bakanlığı’na danışmanlık yapan Samuel P. Huntington’un 2001 yılından 5 yıl önce yayınlanan dünyaca ünlü kitabı “Uygarlıkların Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması” adlı kitabını hatırlatmak istiyorum. Huntington 21. Yüzyılın İslâm ile Batı uygarlıklarının çatışması ile belirleneceğini söylüyor.  İslâm’ı Batı’nın karşısına koyup bu şekilde Batı’yı diri tutabilmek ve çöken Sovyetler’in yerine yeni düşman belirlemek gayesini güttüğünü savunuyor. Hazırlanan senaryo 11 Eylül 2001 yılında hayata geçiriliyor ve İslâm beldelerinde ardı arkası kesilmeyen saldırılar başlıyor. O günden beri “terör” kelimesi hiç gündemden düşmediğini ve “terörist” veya “terör saldırısı” dendiğinde hep İslâm ve Müslümanların kastedildiğini esefle izlemekteyiz. Bu gerçeği, önemli bir Alman dergisinin başyazarı yıllar önce, şu şekilde özetliyor: “Evet, her Müslüman terörist değil ama neredeyse her terörist Müslüman!” İşte bu şekilde tanımlanan ve belirlenen yeni düşman muhtemelen Batı’ya oldukça ağır gelmiş olmalı ki korku terleri dökmeye başladılar. Korkunun bir neticesi olarak ise halk desteğini gören ve medyanın yoğun desteği ile sağ popülizm akımı oluşturulmuştur ve son yıllarda güçlendikçe güçlenmektedir.

Bu korkunun nedeni ise şu şekilde özetlenebilir:

  1. Müslümanlar, İslâm ülkelerindeki ve komşularındaki istikrarı bozacak bir nüfus patlaması yaşamaktadır. Buna mukabil ise Batı’da insanlar gittikçe yaşlanmakta ve genç nüfus her yıl daha da azalmaktadır.
  2. Batı’da yaşayan Müslümanlar ve özellikle Batıda doğmuş ve büyümüş olan genç ve orta yaşta olan Müslümanlar dinlerine olan bağlılıklarını neredeyse hiç yitirmediler. Müslüman olan lakin Batı’nın rezil hayatından etkilenen veya o bataklıkta bocalayanlar dahi sorulduğunda, “Elhamdulillah Müslümanın ve kimsenin dinime, Rabbime ve Rasulüme bir şey söylemesine izin vermem!” diyerek tepkisini vermektedir.
  3. İslâm beldelerinde ise susturulan, sindirilen ve en önemlisi yanlış fikirlerle, milliyetçilik, ulusçuluk hatta laik ve demokratik safsataları ile kandırılan bir Müslüman topluluğun artık bittiğini görmektedirler. Hatta artık sorgulayan, Batı’nın güdümünde olan liderleri istemeyen ve yanlış ulus, ırkçı anlayışının yerine ümmetçilik fikrini önceleyen bir Müslüman kesim oluşmaktadır.

İşte bu ve benzeri nedenlerden ötürü Batı liderleri adeta çıldırmaktadırlar. Bu davranışın bir neticesi olarak ise aralarından çıkan bilinçli veya bilinçsiz, kontrollü veya kontrolsüz bir takım gözü dönmüş caniler akıl almaz katliamlar gerçekleştirmektedir. Maalesef 15 Mart 2019 tarihinde ise bu saldırı halkalarının bir yenisini daha yaşamak zorunda kaldık. Katilin, Yeni Zelanda’da Cuma günü iki camiye yapılan saldırıdan önce bir manifesto yayınlamış ve dünyada var olan tüm İslâm düşmanlarından övgü dolu sözlerle bahsetmiş olması aslında bu şekilde karanlık bağı teyit etmiş oluyor. Bu saldırılarda 49 Müslüman kardeşimiz hunharca katledilmiştir. Yine onlarca yaralı olduğu söylenmektedir.

Rabbim Müslümanların yar ve yardımcısı olsun.

Rabbim ümmet-i Muhammed’e tez zamanda İslâm dininin egemen olacağı o kutlu günü göstersin. (Âmin)

Yazarın Tüm Makaleleri İçin Tıklayınız