20 Ekim 2017 - 29 Muharrem 1439
İzzet Yolu | Yusuf Es-Sabatîn

- ÖNSÖZ -

İzzet Yolu

 

Hiç kuşkusuz Allah Azze ve Celle’nin İslâm Ümmeti’ni en üstün ümmet kıldığını hatırlamanın zamanı gelmiştir. Zira Allah Azze ve Celle, İslâm’a yeniden yönelmeyi, O’nu, aklî bir Akide, kapsamlı ve kuşatıcı bir Nizam olarak alıp bütün dünyaya taşımayı kendisine farz kılmıştır. O’nu, fikirlerine bir esas ve bir hayat modeli, bir yaşam tarzı; hükümlerini, sorunlarına çözüm kaynağı olarak benimsemesini vacip kılmıştır. Dahası, topyekûn mefhumlarından bir hadârat, fikirlerinden cihanşümul bir mesaj ve fikrî bir liderlik ortaya koyması gerekmektedir. Bugün dünya ümmetleri arasında en çok ilgi gören din, muhakkak ki İslâm’dır. Kaldı ki insanlığı hayra ve izzete ulaştıracak yegâne yol da yine O’dur. Unutmayalım ki izzet, bütünüyle Allah’a Rasulü’ne ve Müminlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.


İTHAF

 

Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Rasulullah Efendimiz Muhammed’e, O’nun Ashabı’na, Ehl-i Beyti’ne ve O’nun izinden gidenlere selam olsun.

Ümmetlere, halklara inen en büyük musibet ve bela, işlerini, içlerinden en şerli olanlara teslim etmeleri, fasık ve fâcir olanları yüceltmeleridir. Bir millet, hayatla alâkalı işlerini deruhte etmesi için bu çeşit insanlara bıraktığında, ölçüler altüst olur. Yalancı doğru sözlü, doğru sözlü yalancı oluverir. Mefhumlar değişiverir. Güvenilir olan hain, hain olan güvenilir oluverir. İşleri yürüten emir sahiplerinin intikam için yapacakları kötülüklerin korkusundan halk, iyiliği emretme ve münkerden alıkoyma vazifesini terk eder. Onlar bu kaçınılmaz vazifelerini terk edince, Allah’ın cezalandırması da buna bağlı olarak genelleşir. Neticede insanlar durumlarının düzelmesi için dua ederler de vazifelerini terk etmelerinden dolayı duaları da kabul olmaz.

Cahil ve basit insanlar halka lider olunca, halka liderlik yapmak yerine nabza göre şerbet verme şeklinde bir tutum içine girerler. Çünkü cahil olan kişi, işgal ettiği yeri gözünde çok büyütür. Yetkililere yakın olmak için vazifelerini kötüye kullanır. Temsil ettiği halkın zararına da olsa işgal ettiği mevki ve makamın ebediyen kendisine ait olması için çabalar durur. Dolayısıyla yönetici mevkiinde olanların günah ve haram davranışlarını münker olarak algılayacak vaziyette değildir. Amirlerin yetkilerini Ümmet’in maslahatının aksine kullanmalarını da görmez. İyiliği emretme, münkerden alıkoyma vazifesini terk eder. Zira kendisine bunu yaptıracak yeteneği kaybetmiştir. Papağan gibi yöneticilerin dediğini der ve maymun gibi yaptıklarını taklit eder. Neticede halkın mümessilleri iken halkın karşısında yer almış olurlar.

Bu, Rasul SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in önceden haber verdiği bir vaziyettir. Nitekim Rasul SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

سَيَأْتِي عَلَى النَّاسِ سَنَوَاتٌ خَدَّاعَاتُ يُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ وَيُكَذَّبُ فِيهَا الصَّادِقُ وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ وَيُخَوَّنُ فِيهَا الأَمِينُ وَيَنْطِقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ قِيلَ وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ قَالَ الرَّجُلُ التَّافِهُ فِي أَمْرِ الْعَامَّةِ

İnsanlara öyle aldatıcı seneler gelecek ki o zaman yalancılar doğrulanacak, doğru sözlüler de yalanlanacaklardır. O zaman hainlere itimat edilecek, emin olanlar da ihanetle suçlanacaklardır. İşte o zaman Ruveybida konuşacaktır.” Denildi ki: “Ruveybida da nedir?” Buyurdu ki: “Kamunun işleri hakkında (söz sahibi olan) müptezel adamdır!(İbnu Mâce rivayet etti)

Bu hakikati kavramış ve müşahhaslaştırabilmişlere, yaşayarak deneyip olup bitenler karşısında acı duyanlara, tahammül edemeyip ciddi manada bir çalışma içine girmek için kollarını sıvayanlara, mevcut vakıayı müspet yönde değiştirmek için koşuşturanlara, dünyaya bakıp onu küçük görüp feda edenlere, Ahiret’e yönelip onu arzulayanlara, hayatın Allah’a iman ve O’nun yolunda cihat etmekten ibaret olduğunu kavrayanlara, bu gayeyle fikrî ve siyasî mücadeleye daldıkça dalanlara, yöneticilerden korkmayanlara, zalimlere yağcılık yapmayan ve onlara yumuşak davranmayanlara…

Evet, işte bu kitabı bunlara ithaf ediyorum.

Yûsuf es-Sebâtîn



İÇİNDEKİLER

Önsöz - İzzet Yolu

İthaf

Mukaddime

A- KALKINMA YOLU

B- GENEL MESULİYETLER

C- İSLÂM DÂVETİNİ TAŞIMADA MÜSLÜMANLARIN MESULİYETİ

Dâvetin Esasî Unsurları

D- HİLÂFET’İN KURULMASINDA MÜSLÜMANLARIN MESULİYETİ

a) Kur’an’da Geçen Deliller

b) Rasul SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Sünnetinde Geçen Deliller

c) İcmâ’da Geçen Deliller

E- İSLÂM NİZAMI’NIN TATBİK EDİLMESİNDE MÜSLAMANLARIN MESULİYETİ

F- DEVLETİN VE ÜMMETİN BİRLİĞİNİN SAĞLANMASINDA MÜSLAMANLARIN MESULİYETİ

G- MÜSLÜMANLARIN CİHAD İLE İLGİLİ MESULİYETLERİ

H- MÜSLÜMANLARIN İYİLİĞİ EMRETME VE MÜNKERDEN SAKINDIRMA MESULİYETLERİ

I- YÖNETİCİLERCE YERİNE GETİRİLMESİ GEREKEN BÜYÜK MESULİYETLER

I. Münkeri El/Kuvvet Kullanarak Değiştirme

II. Münkeri Dil/Söz İle Değiştirme

 III. Münkeri Kalp İle Değiştirme: 145

Köklü Çözüm

J- DEVLETİ KURMANIN METODU

I. Devletin Kapsamı

1. Hâkimiyet Şeriatındır

2. Sulta/Otorite Ümmetindir

3. Ümmete Vekâleten Yönetimi Eline Alsın Diye, Bütün Müslümanlar İçin Tek Bir Halife’nin Seçilmesi Farzdır

4. Kendisinde İçtihat Etme Şartları Bulunduğunda Bütün Ümmet’in Hayatla Alâkalı Sorunlarının Çözümü İçin Halife’nin İçtihat Etme  Hakkı Vardır

II. Devletin Şekli

III. Devletin Bekasının ve Sürekliliğinin Teminatı

IV. İslâmî Devlet’in İnşâ Keyfiyeti

V. Rasul SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Devleti Kurma Metodu

K- MÜSLÜMANLARIN VAKIASI VE BUNUN GEREKTİRDİĞİ ÇALIŞMA 




Sipariş etmek için:

0 312 229 77 91
Yorumlar