24 Nisan 2018 - 8 Şaban 1439
Yahudi Profesör: İslamcılar Dünyanın Kaderini Belirleyecek ve Ne Olduğuna Karar Verecekler
2018-02-09 15:32:27 | Köklü Değişim Medya | Yahudi Profesör: İslamcılar Dünyanın Kaderini Belirleyecek ve Ne Olduğuna Karar Verecekler
Yahudi Profesör Tzipi Sefer,“Arap dünyasındaki ülkelerin yönetimindeki hükümet sisteminde görülen başarısızlıklar nedeniyle gelecek dönemde bu ülkelerin tümü İslamcıların yönetimi altına girecek” dedi.

Köklü Değişim Medya

Yahudi Profesör Tzipi Sefer,“Arap dünyasındaki ülkelerin yönetimindeki hükümet sisteminde görülen başarısızlıklar nedeniyle gelecek dönemde bu ülkelerin tümü İslamcıların yönetimi altına girecek” dedi.

Emame internet sitesinin 28.01.2018 tarihli haberine göre, tanınmış Yahudi Profesör Tzipi Sefer, 26 Ocak 2018 de Yahudi Kanalı 12 de şunları söyledi: “Arap dünyasındaki ülkelerin yönetimindeki hükümet sisteminde görülen başarısızlıklar nedeniyle gelecek dönemde bu ülkelerin tümü İslamcıların yönetimi altına gireceği değişim dalgalarına sahne olacaktır. Ve bu ülkeler, İslamcılar tarafından kontrol edilen otoriter olmayan toprak parçaları altında birleşecekler… Bu birleşmenin başarısı ise İslâm imparatorluğunun çekirdeğini oluşturacaktır.” İslâm'da imparatorluk sisteminin olmadığı, İslâm'daki yönetim sisteminin Raşidi Hilafet sistemi olduğu malumdur.

Yine Yahudi Profesör İsrail ve batının DAİŞ’in yenilgiye uğramasına bağlı olarak bu tehlikeden kurtulma üzerinden bir uyarıda bulunarak gelecek dönüşüm dalgalarının İslâmî güçlerin yönelmesi ile tamamlanacağına işaretle geride kalan tüm İslâmî örgütler hakkında da içerisine düşülen hataların dikkate alınması gerektiğine vurgu yapıyor. Bu nedenle gelecek dönemde bu sorunları çözüme kavuşturulması, yaşananlardan istifade edilmesi gerektiğini söylüyor. Konuşmasında, “bu senaryonun gerçekleşebilmesinin ardında yatan en kuvvetli kaynak İslamcıların hedeflerini gerçekleştirme hususunda sahip oldukları kararlılıklarıdır. İşte onların sahip oldukları bu azim ve kararlılık Amerika’yı dünyadan çekilmeye, geri dönüp kendi kabuğuna sığınmaya sürükleyeceğine” vurgu yapıyor. Dünyanın her bir yanında on yıllar boyunca karşılaşmış olduğu onca baskıya, gençlerinin tutuklanmasına, faaliyetlerinin sınırlandırılmasına rağmen Hizb-ut Tahrir tarafından sergilenen azim ve kararlılık bunun net göstergesidir.

Yahudi profesör şu beklentide olduğunu söylüyor: “Kısa bir zaman (on yıl) içerisinde Amerika dış rollerini ve oyunlarını durduracaktır. Çünkü ikinci dünya savaşının sona ermesinden bu yana ilk defa İslâm imparatorluğunun önündeki alan genişlemiştir.” Açıkça söylemek gerekirse İslâm hilafeti, imparatorluk sisteminde olduğu gibi halkların renkleri ve ırkları arasında herhangi ayırım olmadığını söylüyor. Hatırlanacak olursa George Bush şöyle demişti. “İslamcıların hedefi İspanya’dan Endonezya’ya kadar bir İslâm imparatorluğu kurmaktır.”

Diyor ki: “İsrail’in Arap ve İslâm dünyasında meydana gelen olaylar üzerinde etkili olmaktan aciz olduğu ve bunun yanında özellikle de dış politika modelleri üzerinde ABD tutumlarını etkileme ve izolasyon eğilimlerinin benimsemesinde Amerika üzerinde etkili olma gücüne sahip olmadığı dikkate alındığında, İslamcılar ile yapılan anlaşmaların çözümlenmesini hızlandırarak kristalleşen gerçeğe dayalı çıkarlarını gerçekleştirmek için istekli olmaları ve böylece de ölümden kurtulmaları gerekir.” Amerika açısından gerileme ve çökme işaretlerinin görülmeye başladığı dikkate alındığında Yahudilerin insanlar tarafından kendilerine uzatılan yardım olmadan ayakta kalamayacaklardır. Bu yardımlar kesildiğinde ise en büyük askeri cephaneliğe sahip olsalar da korku yüreklerine işleyecek ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

Bu çerçevede Yahudi profesör İsrail yönetimine tavsiyelerde bulunarak şöyle diyor: “İslamcılarla hızlı bir şekilde görüşmelere girişilmeli.., ve Mahmud Abbas’a iltifat edilmemelidir.” Böylelikle “Yahudilerin bölgede bağımsız bir varlık olarak kalabilmeleri için İsrail açısından yapılacak en kolay şeyin İslâm imparatorluğunu kabul etmek” olduğuna işaret etmektedir. Yahudi Profesörün, “önümüzdeki on yıllar boyunca dünyanın kaderinin ve neler olup bittiğinin İslamcılar tarafından belirleneceği” hususunda kesin bir kanaate sahip olduğu görülmektedir. İşte bu Yahudi Profesör, geleceği bu şekilde görmekte ve böyle bir beklenti içinde bulunmaktadır. Zira ümmetin ayaklanması ile devrim ateşi tutuşmuştur. Hizb-ut Tahrir, bu hususta kararlı ve azimlidir.

Zira ayetler ve hadisler, Yahudi varlığının kesinlikle yok olacağını, başında Amerika’nın yer aldığı küfür güçlerinin düşeceğini, Nübüvvet Metodu üzere Raşidi Hilafet’le varlık bulan İslam’ın dünyaya hükmedeceğini bildirmektedir. Böylelikle Allah’ın izniyle tüm dünyaya hayır yayılacak, zulüm yok olup adalet hâkim olacaktır.


Yorumlar

SON HABERLER