20 Kasim 2017 - 1 Rebiü'l-Evvel 1439
Suudi Krallığı’nda ‘Amerika-İngiltere’ Kapışması
2017-11-06 17:46:07 | Ajanslar | Suudi Krallığı’nda ‘Amerika-İngiltere’ Kapışması
Suudi Arabistan Krallığının “rüşvet ve yolsuzlukla mücadele” adı altında yapılan operasyonlarda birçok prens, bakan ve general gözaltına alındı.

Köklü Değişim Medya

Suudi Arabistan Krallığının “rüşvet ve yolsuzlukla mücadele” adı altında yapılan operasyonlarda birçok prens, bakan ve general gözaltına alındı.

Suudi Arabistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Awad Al-Awad, ülke genelinde yürütülen geniş çaplı tutuklamalar ve görevden almalara ilişkin açıklamasında, "Rüşvet ve yolsuzlukla mücadele ülkede bütünlüğü sağlayacak ve ilerlemelerin önünü açacak. Bu mücadele sosyal bir taleptir ve ülkenin ilerlemesine büyük katkı yapacak" dedi.

Suudi Arabistan Başsavcısı Sheikh Saud Al-Mojeb de yaptığı açıklamada, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarında "sonuna kadar gidileceğini ve Suudi Arabistan halkının tüm haklarının korunması için mücadeleye devam edileceğini vurguladı.

Suudi Arabistan Krallığı, geniş çaplı yürütülen soruşturmalar, tutuklama ve görevden almalarla, ülkeden kaçırılan veya kaçırılmak istenen paraların peşine düştü.

Başkanlığını Veliaht Prens Muhammed Bin Salman'ın yaptığı "Rüşvet ve Yolsuzluğa Karşı Mücadele Komisyonu”ndan yapılan açıklamada, tesbit edilen ve kanunsuz olarak kaçırılmaya çalışılan tüm paralara el konulması yönünde adımlar atıldığı, bu yönde şüpheli şirketler üzerinde de soruşturmanın derinleştirildiğini belirtildi. Yerel medya, Veliaht Prens Muhammed Bin Salman'ın başkanlığında kurulan komiteye, "Yeni Süper Komite" adını taktı.

Veliaht Prens Muhammed Bin Salman'ın bir kaç gün önce "Ne prensler, ne de bakanlar hiç kimse kanunların üzerinde değildir" sözleri Suudi Arabistan gazetelerinin manşetlerinde yer aldı. İngilizce yayın yapan Saudigazette'nin haberine göre, Yemen'den yapıldığı belirtilen füze saldırısının hemen ardından ise aralarında prenslerin, görevdeki ve eski bakanların, dünyanın en zengin Suudi iş adamlarının gözaltına alınarak lüks bir otelde tutulması dünya gündeminin birinci sırasına oturdu.

Kraliyet Ulusal Muhafız Birliği Komutanın Emir Mutab bin Abdullah bin Abdulaziz'in görevden alınmasının ardından, Kraliyet ailesinin görevdeki önemli isimlerin de koruma çemberi güvenilir isimler arasında daraltıldı.  Asir Eyalet Vali Yardımcısı Prince Mansour Bin Muqrin ile birlikte sekiz üst düzey yetkilinin helikopter kazasında hayatlarını kaybetmesi ile ilgili şüpheler üzerine soruşturma sürüyor.

Cumartesi gecesi füze saldırısının hemen ardından ülkenin tüm giriş çıkışları, gümrük kapıları, havalimanları kontrol altına alındı. Özellikle Prenslerin uçuşlarını gerçekleştirdiği Kraliyet havayollarına ait havalimanlarında hiç kimsenin izinsiz olarak uçuşuna izin verilmedi. Suudi yerel kaynakların iddiasına göre bu yıldırım operasyonları 72 saat daha sürecek! Üstelik tüm dünya'ya şeffaflık mesajı vererek!

Suudi Krallığında Neler Oluyor?

İlk olarak yaşanan Cumartesi gecesi yapılan füze saldırısının önleyici istihbarat çalışması olmadığını iddia edilerek komuta kademesin gözaltına alındı. Böylece yaşanan olaylar bir iç mesele imajı sağlandığı gibi, operasyona “yolsuzlukla mücadele” kılıfı giydirildi.  Oysa bu olay basit bir iç siyasal olay değil, uluslararası bir operasyonun sonuçlarıydı.

2 Trilyon Doların Geleceği Belli Oldu

ABD Başkanı Trump, Çin ziyaretine başlamadan önce Financal Times'a verdiği demeçte ARAMCO'nun borsaya açılmasının geciktiğine vurgu yaptı. ARAMCO yaklaşık 2 trilyon dolarlık piyasa değeriyle dünya'nın en büyük petrol şirketidir. (Arabic American Oil Company ) Şirketin hisse sahipleri Suudi ve Amerikalı iş adamlarıydı. Fakat şirketin uluslararası borsaya açılmasına Suudi yöneticiler engel oldular.

Bu açıklamadan sadece 9 saat sonra Suudi Arabistan'da yer yerinden oynayacak operasyonlar başladı! Prensler, komutanlar, şeyhler tutuklandı…

Haklarında arama kararı olan, kaçan prens ve yöneticiler için Suudi Arabistan'da sıkıyönetim ilan edildi. Ajanslara düşen, prens ve yöneticileri taşıyan helikopterin düşmesi halen S. Arabistan'da operasyonların sürdüğünün göstergesi.

Tutuklanan yöneticiler, prensler hepsi Aramco'nun ayağına takılan kişilerdir! Bu harekatla birlikte Kral, İngiliz yanlısı, uluslararası finans cephesinin kompradorlarına sert ve ölümcül darbe indirmiştir! ARAMCO'nun borsaya açılması demek, ABD ekonomisi ile küresel üretim ekonomisinin, finans sektörü karşısında olağanüstü zaferidir! Tutuklanan yönetici, prens ve şeyhlere bakıldığında hepsinin HSBC ve İngiltere ile doğrudan aktif bir bağlantısı vardır! Yapılan bu operasyon hem Suudi hem de ABD ekonomisine can suyu olmuştur!

Bu operasyonla Suudiler 500 milyar dolarlık servete el koydular. ABD ise dünya borsalarını ve finans sektörünün gücünü petrol silahı ile regüle etmiş olacak. Üstelik olağanüstü kaynak girişi sağlayacak. Sonuçta ARAMCO parça parça borsada boy gösterecek! Elde edilen gelir ABD ve Suudi ekonomisine giriş yapacak!

Toplamda 2 trilyon doları bulan bu yeni sermaye girişi ABD'nin dünya'yı yeniden şekillendirmesi için aktivasyon enerjisi olacak! Peki, ARAMCO borsada değil mi? Dünya petrol piyasası nasıl işliyor? ABD'nin amacı ne? Bu olayların Dünya'ya izdüşümü nedir?

Aramco birçok arazi, rezerv ve açılmamış kuyularını borsalara bildirmedi! Oysa piyasadan 2 trilyon dolar toplayabilecek olağanüstü bir değere sahip! Bu paralar bu yüzden finans sektörünün elinde toplanıyor! Başta HSBC olmak üzere, bankalar, teknoloji ve sanal dünya üretimden gelmeyen güçle zenginliklerine zenginlik katıyorlar!

Trump'ın "Büyük Amerika Rüyası" için para ve üretimin ABD'de toplanmasını sağlaması gerekiyor! Bunun için yapması gereken üretim ekonomisi modeline geçmesidir. Özellikle ABD içinde demokratların desteklediği finans sektörü bu değişime sert bir şekilde karşı çıkıyor! Çünkü bu sistemle dünya yeniden dizayn edilecek ve İngiltere- İsrail- ABD içindeki finansçılar güç kaybetmiş olacak!

Trump ise bu bloka karşı en büyük kozu olan ARAMCO'yu sahaya sürdü! Böylece piyasadaki para ARAMCO'da toplanacak! Bu yüzden son konuşmasında açıkça Aramco'nun devreye girmesini istedi! Suudi Kral'ına sert mesaj yollamış oldu. Böylece Suudi ve ABD'de toplanacak para ile üretim ekonomisi aktif hale getirilecek! Suudilerin parayı zevk ve sefaya harcamasının önüne geçmek içinse 4. Sanayi Devrimi yatırımlarını ABD kontrolünde Suudlar yapacak! Yapay zeka, nano teknoloji, uzay planlaması...

Trump'ın ve Cumhuriyetçilerin ön gördüğü dünya düzeninde "yeni teknoloji, laik birleşik devletler, üretim ekonomisi" var! Bu olay Trump’a karşı demokratların, CIA ve finansçıların ilk ciddi mevzi kaybı. Elbette bu ana neden dışında birçok yan neden vardır!

Suudi Kral'ının olağanüstü Amerikancı oluşu ülkede reaksiyon oluşturdu! Ordu içinde ve kraliyet ailesinde kendisine karşı bir cunta hareketinin örgütlendiği aşikardı! Trump'ın net ve kesin demeci sonrası Kral harekete geçti! İlk iş olarak ülkesinde bulunan Lübnan Başbakanı Hariri'yi istifa ettirdi. Hariri son dönem politikalarıyla Şii güçlerine karşı mevzi kaybetmiş, Anglosakson politikalarına geçiş vermişti!

Muhalefetten Askeri Hazırlık

Kral'ın bu hamlesini gören yüzeye çıkmamış Suudi muhalefeti askeri bir hazırlık içinde olmaya başladı.

Yemen topraklarından akşamüstü balistik füze fırlatılmasıyla Suudi Ordusu teyakkuza geçti! Füze hava savunma sistemleriyle imha edildi! Kral bu durumda beklemek yerine olağanüstü bu durumun bir komplo olduğu istihbaratıyla hemen harekete geçti! Yıldırım Harekatı adını verdiği ve tüm Dünya'ya "Yolsuzlukla Mücadele" diyerek tüm yöneticilerini tutuklattı.

İlk olarak yaşanan füze saldırısının önleyici istihbarat çalışması olmadığını iddia ederek komuta kademesini ekarte etti! Yaklaşık 90 dakika sonra bakan ve üst düzey yöneticileri gözaltına aldırarak, pasif Suudi Muhalefetini gafil avladı.

İngiliz yanlısı muhalif prens ve şeyhler bu olaylar karşısında bekleyelim düşüncesi hakim oldu! Zira görevden alınan yönetici ve bakanlar yolsuzlukla suçlandı. Kral son halka olarak kendi aile mensupları da dahil olmak üzere prens ve şeyhlere başladı! Olayı yolsuzlukla mücadele kapsamında yaptığından yaklaşık 500 milyar dolarlık şeyh ve prenslerin servetlerine tedbir koydurdu! Uluslararası ticaret hukuku açısından sorun çıkmaması için bu tedbirlere yasal dayanaklar sağladı.

Yolsuzluk olmasa bile devlet kaynaklarını savurgan harcayan, birçok kirli ilişkisi olan prens ve şeyhler Suudi yönetimi ile anlaşacak!

Böylece tedbir konulan 500 milyar dolarlık servet yine Suud ailesinde kalacak fakat ülkenin düşük giden petrol fiyatlarından oluşan, borçlanma ve cari açığında kullanılacak! Yeni süreçte Suudi Arabistan finans sektörüne borçlu olmadan yol alması planlanıyor!

Suudi yerel kaynakların iddiasına göre bu yıldırım operasyonları 72 saat daha sürecek! Üstelik tüm dünyaya şeffaflık mesajı vererek!

Operasyonun 3 Net Mesajı Var!

Birincisi, şartsız laiklik!  Ilımlı İslam ve Osmanlıcılık gibi suni gündemlerin yerini vazgeçilmez olarak demokrasi ve laiklik vurgusu esas alınacak.

Finans sektörü, demokratlarla olan ilişkilerle küresel ve ulusal politika belirlenmesinin sonuna gelindi!

Sonuç olarak, Nisan 2016’da ABD’yi 750 milyar dolar ile tehdit eden Suudi yönetimi içerisinde ki İngiliz yanlılarının hepsi bugün tutuklanmış durumda.


Yorumlar

SON HABERLER