15 Aralik 2017 - 26 Rebiü'l-Evvel 1439
Hizb-ut Tahrir'den Devrimi Satan Gruplara Sert Mesaj!
2017-01-05 13:43:41 | Köklü Değişim Medya | Hizb-ut Tahrir'den Devrimi Satan Gruplara Sert Mesaj!
Hizb-ut Tahrir, Halep'in düşmesi ve ateşkes anlaşması sonrasında devrimi ABD'nin kirli planının uygulanması için Rusya, Türkiye ve İran ortaklığına satan gruplara sert uyarılar yapan açıklamalar yayınladı.

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir, Suriye devrimi başladığı 2011'den bugüne devrime açık destek veriyor ve devrimin İslami Hilafet ile sonuçlanması için çalışıyor. 6 yıldır devam eden devrim sürecinde ABD ve bölge ülkelerinin devrimi çalmak için yaptıkları tüm girişimleri ifşa eden Hizb-ut Tahrir'in sürece ilişkin yapmış olduğu tüm analizlerin tamamı doğru çıktı. Hizb-ut Tahrir özellikle Suriye'deki muhalif gruplara da en başından beri çağrı yaparak ABD ve Bölge ülkeleri ile bağlarını kesmelerini istedi. Halep'in düşmesi, Rusya, Türkiye ve İran’ın yaptığı ateşkes anlaşmasına bir kısım muhaliflerin imza atması sonrasında önce Hizb-ut Tahrir Genel Merkezinden sonrada Hizb-ut tahrir Suriye Vilayetinden ihanetleri ifşa eden ve grupları sert bir şekilde uyaran açıklamalar yayınlandı.

1 Ocak 2017 tarihinde Hizb-ut Tahrir; “Nihayet Şapka Düştü de Ajan Yöneticiler ve Grupların Kelleri Gözüktü” başlıklı basın açıklamasında; Türkiye’nin, Rusya ve İran ile anlaşmasını sert bir şekilde eleştirerek; Halep’in bu anlaşma ile birlikte satıldığını ifşa etmişti.

(https://kokludegisim.net/haberler/hizb-ut-tahrir-halep-yoneticiler-ve-gruplarin-foyasini-aciga-cikardi.html)

Bugün ise Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti ““Ateşkes” Sözde Zaferdir, Gerçekte İse Tam Bir Teslimiyettir!” başlıklı Rusya, Türkiye ve İran ile anlaşan guruplara yönelik sert bir mesaj yayınladı.

İşte o basın açıklaması:

“Ateşkes” Sözde Zaferdir, Gerçekte İse Tam Bir Teslimiyettir!

Şam devriminin karşılaştığı tehlike ile mücadele etmek için gruplara yapılan birleşme çağrılarının ardından sonunda grup komutanları birleştiler. Fakat çocuk, kadın ve yaşlı katiliyle, namus tecavüzcüsüyle ateşkes yapmak için birleştiler. Böylece altı yıllık fedakârlıkları silip attılar. Kan gölüne dönen şehit kanlarına sırtlarını döndüler. Hâlbuki onlar, şehitlere zafer ya da şehadet sözü vermiş ve Allah yolunda cihat için biat etmişlerdi. Ancak ne var ki destekçilerin dilemesi ile verdikleri sözü yalamak zorunda kaldılar. Kirli görüşmeler pazarında simsarlık yapmak için verdikleri biatlarını bozdular.

Hiç şüphe yok ki bu ateşkes, bir yıldır Viyana’yı mesken tutan Amerikan-Rus ortak anlayışının bir sonucudur. Rus-Türk kıskacı sayesinde ateşkese ulaşabilen Amerika, bu utanç verici ve rezil rüsva anlaşmayı sahaya yansıttı. Katliam ve yıkım makinesi olan ordu ve emniyet güçlerini korumak, laik demokratik sivil devlette tecelli eden Amerikan çözümüne ulaşmak için devrimi siyasi görüşmelere kurban etti. Hatta Şam halkına karşı aynı siperde yer almaları için silahlı grupları bu suç makinesine katmaya çalışmaktadır.

Bu anlaşmaya kabul etmek, dünün düşmanlarını bugünün dostları, dünün kardeşlerini de bugünün düşmanları yapar. Aralarında büyük bir çatlak oluşturur. İç çatışmaya zemin hazırlar. Destekçi ve muhalif diye bir şey bırakmaz. İşte kâfir Batı da bunu istiyor. Bunun için bahane bile yaratabilir. Üstelik bu ateşkes, tek taraflıdır. Taraf da anlaşmada imzası olan gruplardır. Muhalif gruplar ise, terörle mücadele bahanesiyle hedef olacaktır. Dolayısıyla bombardıman, yıkım ve acılar devam edecek demektir. Öte yandan Şam rejimi, meşruiyet kazanacak, güven ve emniyetin tadını tadacak, hatta farazi düşmanları onun bekçiliğini yapacaktır.

Ey İslam’ın Payitahtı Biladu’ş Şam Müslümanları!

Şam devrimine entrika kuranlar ve entrikacılarla irtibatlı gruplar, Halep’in kaybının şok etkisi yaratmasını istiyorlar. Ki bu şokun etkisiyle devrimden vazgeçelim, devrimi yok edelim ve özgüvenimizi kaybedelim. Grup komutanları, canları korumak ve insanların acılarına son vermek gerekçesiyle kalleşçe çözümü onaylatmak için çalışıyorlar. Ama gerçek şu ki devrimi diri diri mezara gömme cürmünü onaylayan grup komutanları, evlatlarımızın ve şehitlerimizin kanlarını aşağıladılar. Kadınlarımızın onurlarını hiçe saydılar. Her şeyden önce Allah’ın dinini aşağılayıp dini hayattan ayıran laik demokratik temelde müzakereleri kabul ettiler. Kuşkusuz bu, kirli siyasi para ve efendilerinin askeri olarak yapamadığını siyasi olarak yapan destekçilerle olan irtibatın bir sonucudur. İyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek muhasebesi farzından vazgeçmek de sonuçlardan biridir... 

Ey bilge insanlar! Gemi batmadan önce haydi geminizi kurtarın. Zira delik gittikçe büyüyor. Yıkılmadan önce duvarınızı sağlamlaştırın. Hep birlikte helak olmadan önce onlara engel olun. Sakın yüz çevirmeyin, değilse aynı yılları tekrar yaşarsınız. Sakın Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın haklarında şöyle buyurduğu kimseler gibi olmayın:

وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنْكَاثًا 

“İpliğini sağlamca büktükten sonra, çözüp bozan (kadın) gibi olmayın.”[Nahl 92] Bilin ki Allah Subhânehu ve Teâlâ, kâfirlerin tuzağını kuşatıcıdır ve samimi mümin kulları için zafer ve hâkimiyet vaadini mutlaka gerçekleştiricidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ 

“Şüphesiz ki, Rasûllerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.”[Mümin 51]


Yorumlar

SON HABERLER