29 Nisan 2017 - 3 Şaban 1438
Hizb-ut Tahrir Basında Çıkan İthamlara Cevap Verdi
2016-12-22 19:19:36 | köklüdeğişim | Hizb-ut Tahrir Basında Çıkan İthamlara Cevap Verdi
Hizb-ut Tahrir Türkiye, son günlerde basında çıkan haberlerle alakalı 'Hizb-ut Tahrir Basit ve Çirkin İthamlarınızdan Beridir' başlıklı bir basın açıklaması yayınladı.
kokludegisim.net

“19 Aralık Pazartesi günü Rusya Federasyonu’nun Türkiye’deki Büyükelçisi Andrey Karlov’un polis memuru Mert Altıntaş tarafından öldürülmesi üzerine bildik çevreler Müslümanları hedef gösterme gayretine girdiler” denilen basın açıklamasında; “Suriye’de binlerce kadın ve çocuğun katledilmesini görmezden gelen ve zalim Esed rejiminin katliamlar yaparak Halep’e girmesini zafer olarak gören bu çevreler, her zaman olduğu gibi 'çamur at izi kalsın' mantığından hareketle, gerçekleştirilen protestoları işaret ederek genelde duyarlı tüm Müslümanlara, özelde ise Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti’ne asılsız ithamlarda bulundular” denildi.

İşte o basın açıklaması;

Hizb-ut Tahrir Basit ve Çirkin İthamlarınızdan Beridir

19 Aralık Pazartesi günü Rusya Federasyonu’nun Türkiye’deki Büyükelçisi Andrey Karlov’un polis memuru Mert Altıntaş tarafından öldürülmesinin akabinde, yine bildik çevreler Müslümanları hedef gösterme gayretine girdiler. Suriye’de binlerce kadın ve çocuğun katledilmesini görmezden gelen ve zalim Esed rejiminin katliamlar yaparak Halep’e girmesini zafer olarak gören bu çevreler, her zaman olduğu gibi çamur at izi kalsın mantığından hareketle, gerçekleştirilen protestoları işaret ederek genelde duyarlı tüm Müslümanlara, özelde ise Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti’ne asılsız ithamlarda bulundular.

Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti olarak, basit ve mesnetsiz gördüğümüz bu ithamlara önce cevap verme gereği duymadık. Ancak şimdi, tescilli Fetöcüler ve Ergenekoncuların işbirliği yaparcasına ortak hareket etmesi üzerine yapılan ithamlara cevap olarak şunları söylüyor ve takdiri kamuoyuna bırakıyoruz.

1- Hizb-ut Tahrir dünyanın birçok bölgesinde faaliyet gösteren ve İslami esaslara dayalı çalışma yapan siyasi bir partidir. Yaklaşık altmış yıldır hem Türkiye’de, hem de dünyada faaliyet göstermektedir. Hizb-ut Tahrir yıllardır İslam’a ve Müslümanlara düşman olanlar tarafından bu gibi asılsız ithamlarla karşılaşmış, ancak hiçbirisi onun seçkinliğine leke sürememiştir. Hizb-ut Tahrir tamamen fikri ve siyasi çalışmalar yapmakta ve her türlü şiddet eylemini Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in metodunda olmadığı gerekçesiyle kabul etmemektedir.

2- Özellikle son haftalarda Halep’te meydana gelen ve her Müslümanın yüreğini sızlatan hadiselerden sonra samimi olan birçok Müslüman protesto gösterileri için meydanlara dökülmüştür. Birçok şehirde çeşitli STK’lar da Hizb-ut Tahrir gibi basın açıklamaları yapmışlardır. Allah’a hamdolsun ki gerek Türkiye gerekse de diğer beldelerdeki Müslümanlar bu zulme karşı sessiz kalmamış zulümde elebaşı olan ABD’nin işbirlikçileri İran, Suriye ve Rus elçilikleri önünde protesto gösterileri düzenlemişlerdir.

3- Hizb-ut Tahrir; Türkiye’de, İstanbul’da Rusya Konsolosluğu önünde, Ankara’da ABD Büyükelçiliğine yürüyüşü engellendiği için Kocatepe Camii önünde, Bursa, Konya ve Hatay’da ise merkezi camilerde basın açıklamaları yapmıştır. Ayrıca aynı hafta boyunca Amerika, İngiltere, Danimarka, Hollanda, Belçika, Tunus, Lübnan, Filistin, Ürdün, Pakistan, Malezya, Endonezya ve Suriye’de de birçok protesto eylemi ve basın açıklamaları düzenlemiştir. Bunların bazıları Rusya, bazıları Türkiye, bazıları ise Suriye elçilikleri önünde yapılmıştır.

4- Dolayısıyla Rus elçisine yapılan saldırıyı, Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayetinin Rus konsolosluğu önünde yaptığı basın açıklaması ile ilişkilendirmeye çalışmak ya cehaletin ya da İslam’a olan düşmanlığın bir sonucudur. Özellikle ulusalcı laik Kemalistlerin ve Fetöcülerin bu konuda paralel ithamlarda bulunmaları ise dikkat çekici önemli bir husustur.

Buradan bir kez daha açıklıyoruz ve diyoruz ki, nerede bir Müslüman zulme uğrasa Hizb-ut Tahrir olarak biz her ne pahasına olursa olsun hem onu sahipleneceğiz ve hem de İslam’a sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sadece hedef göstermek adına yapılan bu ithamlar ise basit birer yalan olduğu için öncekiler gibi yok olup gideceklerdir. Ayrıca sahiplerine büyük bir vebal bizlere ise ecirden başka bir şey kazandırmayacaktır.


Yorumlar

SON HABERLER