15 Aralik 2017 - 26 Rebiü'l-Evvel 1439
Erdoğan Trump’ı uyardı: Bu Bizim 'İsrail' ile İlişkilerimizi Koparabilir
2017-12-05 15:55:05 | Ajanslar - Köklü Değişim Medya | Erdoğan Trump’ı uyardı: Bu Bizim 'İsrail' ile İlişkilerimizi Koparabilir
Trump’ın Kudüs’ü ‘İsrail’in başkenti olarak kabul edebileceği iddialarına Türkiye ve Filistin’den tepki geldi. Erdoğan, ‘Bu bizim diplomatik ilişkilerimizi 'İsrail' ile koparmaya kadar gidebilir.’ dedi.

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu ve Trump’ın Kudüs açıklamasını değerlendirdi. Erdoğan konuşmasında, “Sayın Trump, Kudüs Müslümanların kırmızı çizgidir. Bu bizim diplomatik ilişkilerimizi “İsrail” ile koparmaya kadar gidebilir. Amerika'yı buradan bir kez daha ikaz ediyoruz. Böyle bir adım atamazsınız. Böyle bir adım atılırsa İslâm İşbirliği Zirvesi'ni İstanbul'da toplarız.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın da, ABD yönetiminin Kudüs'ü “İsrail”in başkenti olarak tanıyacağı haberlerinin, son derece endişe verici olduğunu belirterek, “Bu, Kudüs'ün dinî ve tarihî statüsüne, uluslararası anlaşmalara ve BM kararlarına tamamen aykırıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kalın, ABD'nin Kudüs'ü “İsrail”in başkenti olarak tanıyacağına yönelik iddialara yönelik sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan açıklamalarda bulundu.

Bu konuya ilişkin haberlerin, son derece endişe verici olduğunu vurgulayan Kalın, şunları kaydetti:

“Bu, Kudüs'ün dini ve tarihi statüsüne, uluslararası anlaşmalara ve BM kararlarına tamamen aykırıdır. Böyle bir adım, zaten kırılgan olan Ortadoğu barış sürecini ortadan kaldıracak ve yeni gerilim ve çatışmalara sebep olacaktır. ABD yönetiminin bu vahim hatayı yapmayacağını ümit ediyoruz. Kudüs'ün ve Harem-i Şerif'in statüsünün korunması hayati önemi haizdir.”

'Trump'ın düşüncesi Arap ve İslam dünyasına savaş ilandır'

Öte yandan, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Merkez Komitesi Üyesi Zekeriya el-Ağa, ABD'nin “Tel Aviv'deki Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyarak burayı “İsrail”in başkenti olarak tanıması” yönünde bir karar almasının “savaş ilanı” anlamına geleceğini belirtti.

Ağa, yayımladığı açıklamada, “ABD'nin böyle bir adım atması demek, barış sürecinin durması ve Arap-“İsrail” çekişmesinin çözümünde ABD'nin rolünün son bulması anlamına gelir.” ifadesine yer verdi.

Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması yönünde alınacak bir kararın, bölgede güvenlik ve istikrar bakımından çok tehlikeli sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunan Ağa, “ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kudüs'ü “İsrail”in başkenti olarak tanımayı düşünmesi, Arap ve İslâm dünyasına savaş ilan etmek demektir. Filistin halkı, hak ve değerlerini hedef alan bunun gibi tutumlar karşısında sessiz kalmayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Amerikan medyasının haberlerinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın, 6 aylık askıya alma süresi gelecek hafta sona erecek 1995 tarihli Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e Taşınmasına İlişkin Yasa'yı daha fazla bekletmeyip Kudüs'ü “İsrail”in başkenti olarak tanıyacağı ve Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasına karar vereceği iddia edilmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Huckabee Sanders ise konuya ilişkin, bu yönde bir adım için "erken" yorumunu yapmıştı.

Kudüs ancak Hilâfetle kurtulur!

ABD, dünya siyasetinde keyfince hareket ederken Müslümanları bir zillet çukurundan diğerine yuvarlıyor. Küstah Trump, fütursuzca Kudüs’ü Yahudi varlığının başkenti olarak tanıyabileceğini söylüyor fakat -Türkiye dâhil- Müslümanların yaşadığı beldelerdeki yöneticiler ise sadece seyrediyor. Erdoğan, “Sayın Trump, Kudüs Müslümanların kırmızı çizgidir. Bu bizim diplomatik ilişkilerimizi “İsrail” ile koparmaya kadar gidebilir. Amerika'yı buradan bir kez daha ikaz ediyoruz. Böyle bir adım atamazsınız. Böyle bir adım atılırsa İslâm İşbirliği Zirvesi'ni İstanbul'da toplarız.” diyerek “kınama”dan başka bir fonksiyonu olmayan İslâm İşbirliği Teşkilatı ile Amerika’yı tehdit(!) ediyor.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) de, “şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler” misali ABD’nin bu hamlesinin İslâm ve Arap dünyasına savaş açmak anlamına geleceğini ifade ediyor. Sanki bugün ABD, dünyanın dört bir yanında Müslümanlarla, İslâm ve Arap dünyasıyla savaşmıyormuş gibi… Kaldı ki, göbeğinden kendisine bağlı FKÖ’nün ABD’ye “Kudüs’ü Yahudi varlığını başkenti kabul etmesi” halinde ne tür yaptırımlar uygulayacağı da ayrı bir merak konusu!

Velhasıl, bugün, İslâm’ın ilk kıblesi ve Müslümanların kutsal beldesi mübarek Filistin topraklarının 1948’den sonra böylesi bir şekilde tekrar aşağılanmasının önüne geçebilecek bir liderlik maalesef yoktur. İslam ümmeti, “Büyük Felaket” olarak gördüğü Yahudi varlığı “İsrail”in kuruluşundan bugüne İslam coğrafyasında adeta bir kanserli hücre olarak varlık gösteren bu necis devletin sonunu getirecek izzetli yöneticilere muhtaçtır. Hatta sömürgeci kâfirlerin entrika merkezi haline getirdikleri, üzerinden Müslümanlar aleyhine tuzaklar tezgâhladıkları bu varlığın arkasındaki sömürgeci güçlere de haddini bildirecek fetih liderlerine, fatihlere de muhtaçtır, bu ümmet. İşte bu izzetli yöneticileri bünyesinde var edecek kuvvetin adı, Râşidî Hilâfet Devleti’dir!

Bugün, basit kınamalarla günü kurtaran, sloganik cümlelerle Müslümanların gazını alan sadece adı “yönetici” olanların devri çoktan kapanmış; artık izzetli halifelerin, Raşidî Hilâfet Devleti’nin zamanı gelmiştir. 


Yorumlar

SON HABERLER