22 Ağustos 2017 - 29 Zi'l-ka'de 1438
Endonezya Hükümetinin, ‘Hizb-ut Tahrir’i Yasaklama Planına İtiraz
2017-05-15 11:35:30 | hizb-ut-tahrir.info | Endonezya Hükümetinin, ‘Hizb-ut Tahrir’i Yasaklama Planına İtiraz
Hizb-ut Tahrir / Endonezya yaptığı açıklamada, Hükümetin ‘yasaklama planını rafa kaldırmasını, yasaklama da ısrar ederse, kamuoyu, rejimin İslam karşıtı baskıcı bir rejim olduğuna dair daha fazla kanıtlara sahip olacaktır.’ dedi.

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir/Endonezya Resmi Sözcüsü Muhammed İsmâîl Yusanto yaptığı basın açıklamasında, Hükümetten “Hizb-ut Tahrir’i yasaklama planını rafa kaldırmasını, yasaklama konusunda ısrar ederse kamuoyu, rejimin İslam karşıtı baskıcı bir rejim olduğuna dair çok daha fazla kanıtlara sahip olacaktır.” ifadelerine yer verildi.

8 Mayıs 2017 Pazartesi günü Endonezya Siyasi, Hukuk ve Güvenlik İşleri Koordinasyon Bakanı (#Menkopolhukam) #Wiranto, gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘Hizb-ut Tahrir’ (#HTE), ulusal hedeflere erişim ve gelişme sürecine olumlu katkıda bulunmadığı, Kitle Örgütleri hakkında 17 Yıl 2013 Sayılı Kanun’da öngörüldüğü şekilde Pancasila ve 1945 Endonezya #Cumhuriyeti Anayasası’na dayalı hedef, ilke ve özelliklere aykırı hareket ettiği, Hizb-ut Tahrir faaliyetleri toplumda açıkça bölünme ve çatışmalara neden olduğu, güvenlik ve kamu düzenine tehdit teşkil ettiği ve Endonezya Üniter Cumhuriyeti (#NKRI) bütünlüğünü tehlikeye soktuğu iddiasıyla yasaklanması için dava açıldığını söyledi.

Bu bağlamda Hizb-ut Tahrir / Endonezya şunları vurgular:

1- Yasaklama girişimini güçlü bir şekilde kınıyoruz, çünkü hiçbir dayanağı yok. Hizb-ut Tahrir Endonezya, 2 Temmuz 2014 tarihli AHU-0000258.60.80.2014 sayılı kanun uyarınca tüzel kişiliğe sahip bir dernektir. Legal bir örgüt olması itibariyle Hizb-ut Tahrir Endonezya, bazı anayasal haklara sahiptir. Bu anayasal haklar çerçevesinde halkın ve devletin gelişimine yönelik davet çalışması yapmaktadır. Bu nedenle bu haklar, hükümet tarafından korunmalı ve muhafaza altına alınmalıdır. Üstelik Hizb-ut Tahrir / Endonezya faaliyetlerinin bu ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşayan insanların yararına olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden hükümetin yasaklama planı, yasama güvencesindeki bu anayasal haklarla açıkça çelişmektedir ve erdemliliği ortadan kaldıracaktır. Şeriata göre Hizb-ut Tahrir / Endonezya’nın yasaklanması, davet çalışmalarının engellenmesi anlamına gelir. Bunun kıyamet günü Allah huzurunda akıbeti korkunçtur.

2- Nitekim 20 yılı aşkın bir süredir Hizb-ut Tahrir / Endonezya, düzenli, kibar ve barışçıl bir şekilde davet çalışmaları yürütmektedir. Bu etkinlikler, mevcut prosedürlere göre düzenlenmektedir. Bu nedenle Hizb-ut Tahrir/Endonezya faaliyetlerinin toplumda açıkça bölünme ve çatışmalara neden olduğu, güvenlik ve kamu düzenini tehdit teşkil ettiği, Endonezya Birleşik Cumhuriyeti’nin bütünlüğünü tehlikeye soktuğu iddiaları, mesnetsizdir.

3- Davet örgütü olduğu için HizbutTahrir / Endonezya faaliyetleri, İslam öğretisini taşıma temeline dayalıdır. İster akide, ister şahsiyet, ister Şeriat, ister davet, isterse Hilafetle ilgili olsun Hizb-ut Tahrir / Endonezya’nın taşıdığı her şeyin mutlaka İslam öğretisi bir ilgisi vardır. 17/2013 Kitle Örgütleri Kanunu’nun 59. maddesine göre İslam öğretileri, sözde Pancasila ile çelişen öğretiler kategorisine girmez. Dolayısıyla Hizb-ut Tahrir / Endonezya faaliyetlerinin Pancasila’ya aykırı olduğunu iddia etmek, asılsızdır ve Kitle Örgütü yasasına aykırıdır!

4- Endonezya’nın çeşitli bölgelerinde yaptığı yoğun davet etkinlikleri ile Hizb-ut Tahrir / Endonezya, bu ülkenin insan kaynaklarının gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Dindar ve ender şahsiyetler üretmiştir. Bu ülke, yaşanan kriz ortamında bu şahsiyetlere muhtaç, özellikle de şuan zayıf insan kaynakları kompleksinden kaynaklı yolsuzluk ortamında. Buna ek olarak Hizb-ut Tahrir / Endonezya, halkın ve devletin zararına kabul edilen çeşitli liberal yasalara da şiddetli eleştiriler yöneltmiştir. Örneğin Petrol, Gaz, Doğal Kaynaklar, Yatırım, Milli Eğitim yasaları gibi. Ayrıca uyuşturucu ile mücadele için sosyal kültürlendirme yapmış, ayrılıkçı hareketlere karşı çıkmış ve parçalanma karşıtı gösterilerde bulunmuştur. Hizb-ut Tahrir / Endonezya üyeleri, #Aceh_Tsunami (2004), Yogyakarta Depremi (2006) ve diğerleri gibi çeşitli yerlerde meydana gelen doğal afet kurbanlarına gönüllü yardımda bulunmuşlardır. O yüzden Hizb-ut Tahrir / Endonezya’nın toplum yararına olumlu hiçbir rolü yok iddiası doğru bir iddia değil.

5- Yukarıda belirtilen noktalara binaen Hizb-ut Tahrir / Endonezya, hükümetten Hizb-ut Tahrir’i yasaklama planını rafa kaldırmasını istiyor. Eğer yasaklama konusunda ısrar ederse, o zaman kamuoyu, şuan ki rejimin İslam karşıtı ve baskıcı bir rejim olduğuna dair çok daha fazla kanıtlara sahip olacaktır. Ki bu kanıtlar şunlardır; âlimlere çeşitli suçlamalar yöneltildi, bazıları hâlâ şuan tutuklu durumda. Birçok yerde davet çalışması yasaklandı ya da kısıtlama getirildi. Şimdi de İslami örgütlerin feshedilmesine yönelik adımlar atılıyor. Bu arada aynı zamanda rejim, mahkemelerde halk açık yapılan duruşmalarda Kuran’a hakaret edenleri elinden geldiğince koruyor. Allah bize yeter. O ne güzel vekil, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.


Yorumlar

SON HABERLER